(818 S.K. m. 355)
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 17.11.2000 gün ve 2000/251 E. - 2000/40 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 1.10.2001 gün ve 4688-8800 sayılı ilamı ile ... Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının dinamit patlatması ve büyük kaya kütlelerini taşınmazına yığması nedeniyle taşınmazın kullanılmaz hale geldiğini belirterek tazminat istemiştir. Davalı savunmasında, taş ocağının işletilmesini ihaleyle alan müteahhit şirketin faaliyeti sonucunda zarar oluştuğu nedeniyle husumet itirazında bulunmuştur. Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, kararı davalı temyiz etmektedir.
Davacı, davadan evvel davalı ve müteahhidi aleyhine delil tespiti istemiş ve zarar veren taşları müteahhidin davalı için çıkardığını bildirmiştir. Dava ise delil tespitine dayanılarak açılmış, ancak müteahhit firmaya husumet yöneltilmemiştir. Davalı, husumet itirazında bulunarak müteahhidi ile arasındaki sözleşmeyi ibraz etmiştir. Sözleşme incelendiğinde kireçtaşı üretim, nakliyat ve istif sözleşmesi olduğu, müteahhidin patlayıcıları temin etmek, taş ocağını işletmek, malzemeleri fabrikaya teslim ve istif etmekle yükümlülük altına girdiği, sözleşmenin 10, II ve 22. maddelerinde patlayıcı kullanımından, kazalardan işçi ve makinelerin 3. kişilere verdiği zararlardan müteahhidin sorumlu olacağının belirtildiği anlaşılmaktadır. Gerek belirtilen hususlar ve gerekse sözleşmenin bütünü incelenip değerlendirildiğinde, davalı ile müteahhit arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Aralarındaki hukuki ilişkinin hizmet (iş görme) sözleşmesi niteliğinde bulunmaması nedeniyle ve eser sözleşmesinde müteahhidin haksız eylemi nedeniyle iş sahibinin sorumluluğu söz konusu olmayacağından husumet itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davalı Ş. Fabrikaları Anonim Şirketi ile dava dışı L. İnşaat Madencilik Limited Şirketi arasındaki eser sözleşmesinde davalı şirketin işi gören şirketle arasında bir tabiyet ve denetim ilişkisi bulunmamasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK' nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 20.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy