(3402 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 6.10.2000 gün ve 2000/400-277 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 22.5.2001 gün ve 2001/5119-10175 sayılı ilamiyle; (... Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar değer biçme yöntemi bakımından yasa hükümlerine uygundur.
Dava konusu taşınmaza gelir metoduna göre, üzerindeki yapıya da resmi birim fiyatları esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava konusu taşınmaza karışık meyve gelirine göre değer biçildiğinden, bu değer zemin bedelini ve üzerinde bulunan tüm ağaç bedellerini kapsar. Bu itibarla karışık meyve geliri esas alınarak tespit edilen bedel ile bina bedeli toplamının kamulaştırma bedeli olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden incir, dut ve ceviz ağaçlarına da ayrıca değer biçilerek kamulaştırma bedelinin fazla artırılması, doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, gelir metodu esas alınarak meyve bahçesi ve sulu arazi gelirine göre taşınmaz değeri belirlendikten sonra üzerinde bulunan mütemmim cüzlere ilave bedel takdir edilemiyeceği gerekçe gösterilerek raporlarda mütemmim cüzlere ait bedel re'sen düşülerek davacılar payı için ilave kamulaştırma bedelinin ödetilmesine karar verilmiştir.
Özel Daire, yukarıda açıklanan nedenle kararı bozmuş, yerel mahkeme aynı gerekçelerle direnmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 06.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy