(743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713)
Taraflar arasındaki "tapu iptali, tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Uşak Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30.12.1999 gün ve 1999/1100 E. 2371 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 25.1.2001 gün ve 2001/343 E. 490 K. sayılı ilamı ile; (.... Davacı adına tespitli Uşak Derbent Köyü 227 ada 46 parsel sayılı taşınmaza hatalı vergi kaydı uygulaması sonucu dava konusu 102 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya tescil edildiğini açıklayarak 102 parselin tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiş,davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmü Hazine vekili temyiz etmiştir.
Davalı vekili dava dışı 98 parselle ilgili açılan tespite itiraz davasının kadastro mahkemesinin 25.5.1992 tarih 1992/27 esas 1993/121 sayılı kararı ile reddedildiğini ve nitelik açısından Gediz Çayı'nın yatak değiştirdiğinin ve gayrisabit sınır haline geldiğinin belirlendiğini cevap dilekçesinde açıklamıştır.davacı vekili ise, Uşak Kadastro Mahkemesinin 1997/10 Esas 1997/182 sayılı kararı ile vergi kaydı uygulamasının yanlış yapıldığının ve Gediz Çayı'nın yatak değiştirmediğinin belirlendiğini dava dilekçesinde beyan etmektedir.Bu hale göre bahsi geçen dava dosyaları celbedilip nitelik açısından taşınmazın iktisaba elverişli olup olmadığı araştırılmaksızın hüküm verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Ayrıca dava konusu taşınmazın sadece tespit tarihine kadar geçen zilyedlik süresi nazara alınıp davacı adına iptal ve tescile karar verilmesi de isabetsizdir. Zira bir yerin kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği ile iktisabı için sadece zilyedlik süresi yeterli değildir. Aynı zamanda taşınmazın nitelik itibariyle de iktisaba elverişli olması gerekir.O halde zilyedlik hukuki sebebine dayanan böyle bir davada, tespit tarihine kadar zilyedliğin başlangıç ve süresinin belirlenmesinin yanında nitelik itibariyle iktisaba elverişli bir taşınmaz olup olmadığının araştırılması da gerekir. Özellikle taşınmazın Gediz Çayından elde edilmiş olması ihtimali ve vergi kaydının dava konusu yönü çay okuması ve eylemli olarak da dava konusu taşınmazdan sonra Gediz Çayı'nın bulunması karşısında niteliğin jeolog ve zirai bilirkişiler marifetiyle araştırılması gerekmektedir ...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı Hazine vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre,Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 6.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy