(1475 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar, kıdem ve sendikal tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Giresun Asliye 1. Hukuk ( İş ) Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/3/2001 gün ve 1999/57-2001/91 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 20/9/2001 gün ve 2001/10882-2001/13917 sayılı ilamı ile; ( ...1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hizmet sözleşmesi 17/11/1998 günü saat 15.000de başlayacak olan vardiyaya gelerek iş başı yapmaması ve diğer işçilerle birlikte topluca işveren aleyhine sözler sarfettiği gerekçe gösterilerek feshedilmiştir. Davalı işveren işyerinde faaliyetin durdurulduğunu ve bunun önceden davacı ile birlikte anılan vardiyaya gelecek işçilere telefon ile bildirildiğini, ancak bu işçilerin buna rağmen gelerek eylem yapan diğer arkadaşlarına destek verdiklerini belirtmiş, davacı ise kendisine böyle bir hususun söylenmediğini, işbaşı yapmak için gittiğini ve işe alınmadığını açıklamıştır. İşyerinde faaliyetin durdurulmuş olduğu işverence kabul edildiğine göre, davacının da aralarında bulunan işçilerin bu sebeple işe alınmadığı ve fabrika önünde bekletildiğinin kabulü gerekir. Bu arada işveren aleyhine sözler sarfettikleri de kanıtlanabilmiş değildir. Gerçektende anılan saatte olay yerinde Asliye Hukuk Mahkemesince tespit yapılmakta olup tutanağa iddia edildiği gibi bir işçi beyanı geçmemiştir. Anılan tespit işlemi saat 16.30da son bulmuş, tanıklar anlatımlarına göre de bundan sonra işçiler fabrika önünden ayrılmışlardır. Böyle olunca davalı işverence 1475 sayılı İş Kanunun 17/2.a-b maddeleri gerekçe gösterilerek yapılan fesih işlemi haklı bir sebebe dayanmadığından, ihbar ve kıdem tazminatı istediklerinin kabulüne karar verilmesi isabetlidir. Ne varki feshin sendikal sebebe dayandığı kanıtlanamadığından sendikal tazminat isteğinin kabulü hatalıdır.
3-Hüküm altına alınan ihbar tazminatı yönünden davalı işveren bu davadan önce temerrüde düşürülmemiştir. Anılan tazminata dava tarihi yerine fesih tarihinden itibaren faize karar verilmesi hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir... ) Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca'ncaincelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle HUMK.2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II.fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, iş aktinin haksız feshi nedenine dayalı ihbar, kıdem ve sendikal tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, 15/3/1993 tarihinde iş yerinde çalışmaya başladığını, işverenin sendikaya üye olduğunu öğrenir öğrenmez, hiçbir haklı sebep yokken iş aktini feshettiğini, diğer işçilere de sendikaya üye olmama, üye olanları ise istifa ettirme yönünde baskılar yaptığını beyanla ihbar, kıdem ve sendikal tazminat talep etmiştir.
Yerel mahkemenin dosyadaki raporları esas alarak, ihbar, kıdem ve sendikal tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar Özel Dairece yukarıda açıklanan nedenle bozulmuştur.
Davacının hizmet sözleşmesi 17/11/1998 günü saat 15.00de başlayacak olan vardiyaya gelerek işbaşı yapmaması ve işverence iş sözleşmeleri feshedilen işçilerle onlara destek olmak üzere eylem yapan diğer işçilerle birlikte topluca işveren aleyhine sözler sarfettiği gerekçesiyle feshedilmiştir.
Yargılama sırasında davalı işverence işyerinde meydana gelen olaylar nedeniyle faaliyetin durdurulduğu kabul edilmiş, mahkeme tarafından yapılan tespitte de bu durum açıkça ortaya konmuştur. Öte yandan yine yapılan tespitte davacının vardiya saatinde fabrika önünde beklediği de ihtilafsızdır. Hal böyle olunca; davacının vardiya saatinde fabrikaya geldiği, ancak o esnada fabrikada yapılmakta olan işçi eylemleri nedeniyle işe alınmadığının kabulü gerekir. Bu durumda işveren tarafından 1475 sayılı İş Yasasının 17/a-b maddeleri gerekçe gösterilerek davacının iş sözleşmesinin feshin haklı bir nedene dayanmadığı ortaya çıkmakta ve davacının ihbar ve kıdem tazminatını hakettiği anlaşılmaktadır. Ne varki feshin sendikal bir nedene dayandığı kanıtlanamadığından sendikal tazminat isteğinin kabulü hatalıdır.
Öte yandan yerel mahkemece hüküm altına alınan ihbar tazminatı yönünden davalı işveren davadan önce temerrüde düşürülmediğinden, dava tarihi yerine fesih tarihinden itibaren faize karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle HGK'nca benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle yerel mahkemenin direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 17/4/2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy