(1475 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar, kıdem ve sendikal tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Giresun Asliye 1.Hukuk ( İş ) Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/3/2001 gün ve 1999/68-2001/75 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 19/9/2001 gün ve 2001/10898-13933 sayılı ilamı ile; ( ...İş yerinde sabah vardiyasında çalışan davacı ve arkadaşlarının 33 işçinin sözleşmesinin işverence feshedilmesi üzerine topluca işi bıraktıkları ve fabrika önünde bir araya gelerek işvereni protesto ettikleri, dosya içeriği ve özellikle bölge çalışma müdürlüğü iş müfettişlerince düzenlenen rapor içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece de böyle bir fiilen iş bırakma eyleminin olduğu kabul edilmiş ancak yine de işverence yapılan feshin haksız olduğu gerekçesiyle tazminat isteklerinin kabulüne karar verilmiştir. Bu konuda belirtmek gerekir ki işçilerin toplu olarak iş bırakma eylemi 1475 sayılı İş Kanununun 17/II-d maddesinde yazılı hali oluşturur ki bu durumda işverenin anılan eyleme dayanarak gerçekleştirdiği feshi haklı olarak nitelendirilmelidir. Böyle olunca ihbar, kıdem tazminatları ile sendikal tazminata hak kazanılması olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece anılan isteklere dair bu davanın reddi gerekirken, kabule karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir... ) Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca'ncaincelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle HUMK.2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II.fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, iş aktinin haksız feshi nedenine dayalı ihbar, kıdem ve sendikal tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, 6/9/1992 tarihinde iş yerinde çalışmaya başladığını, işverenin sendikaya üye olduğunu öğrenir öğrenmez, hiçbir haklı sebep yokken iş aktini feshettiğini, diğer işçilere de sendikaya üye olmama, üye olanları ise istifa ettirme yönünde baskılar yaptığını beyanla ihbar, kıdem ve sendikal tazminat talep etmiştir.
Yerel mahkemenin dosyadaki raporları esas alarak, ihbar, kıdem ve sendikal tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar Özel Dairece yukarıda açıklanan nedenle bozulmuştur.
Davacı ve 33 işçinin sözleşmesinin işverence feshedilmesi üzerine topluca iş bıraktıkları ve fabrika önüne gelerek işvereni protesto ettikleri toplanan delillerden anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; işçilerin anılan toplu iş bırakma eylemenin, 1475 sayılı İş Yasasının 17/II-d.maddesinde yazılı doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayan davranış olduğu ve bu durumda da işverenin iş aktini feshetmesinin haksız olduğunun kabul edilemeyeceği açıktır.
Öte yandan feshin sendikal sebebe dayandığı da kanıtlanamadığından sendikal tazminat isteğinin kabulü de hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle yerel mahkemenin direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 17/4/2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy