(1485 S. K. m. 14)
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4.İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/9/2001 gün ve 2000/428-2001/1741 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 4/12/2001 gün ve 2001/17200-18891 sayılı ilamı ile; (... Davalı gazeteci davacı ajansta çalışırken 1990 ve 1991 yıllarında istifa dilekçeleri vererek kıdem tazminatlarının ödenmesini talep etmiş, o tarihlerde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümleri gereği işverence kendisine kıdem tazminatı adı altında ödemeler yapılıştır. Davacı ajans tarafından açılan bu davada ise, yapılan bu ödemeler toplamının 59.112.000 TL. olduğu bugünkü değerinin ise 50.000.000.000 TL.'yi bulduğundan söz edilerek anılan miktarın tahsili istenmiştir. Mahkemece davalı gazetecinin 1991 yılında satın aldığı bir konutun satış bedeli ile bugünkü değeri karşılaştırılarak ve davalıya kıdem tazminatı adı altında yapılan ödeme tutarı arasında bir oran kurulmak suretiyle 23.790.009.721 TL.'nin davalı gazeteciden tahsiline karar verilmiştir.
Dosya içinde bulunan bir başka dava dosyasından anlaşıldığına göre gazeteci tarafından işveren ajans aleyhine açılan davada, yapılan ödemelerin kıdem tazminatı avansı mahiyetinde olduğu ileri sürülmüş, fark kıdem tazminatı talep edilmiştir. Mahkemece yapılan ödemelerin avans mahiyetinde olduğu kabul edilerek 1978-1999 yılları arasındaki tüm süre için kıdem tazminatına hak kazandığı sonucuna varılmıştır. Bu davada gazeteciye 1990 ve 1992 yıllarında yapılan ödemelerin ise yasal faizleriyle birlikte mahsubu yapılmıştır. Anılan karar Dairemizden de geçerek onanmıştır. Kesinleşen bu davada da davalı tarafından yasal faiziyle mahsubun yeterli olmayacağı iktisadi değerleme yapılarak bugünkü karşılığının bulunması gerektiği itirazları ileri sürülmüş, kabul görmemiştir.
Böyle olunca iş bu davaya konu olan uyuşmazlıklar kesinleşen kıdem tazminatı davasında sonuçlandırılmıştır. Mahkemece kesin hüküm ile ilgili kurallara aykırı olarak isteğin kabulü hatalıdır. Davanın reddine karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, Ankara 11. İş Mahkemesinin 6.7.2000 tarih 2000/11 Esas, 2000/513 Karar sayılı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 21.11.2000 tarih, 2000/12859 Esas, 2000/16992 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen kararının kesin hüküm olmamakla birlikte kesin delil olarak kabul edilmesi gerektiğine göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 22.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy