(1475 S. K. m. 60)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 9. İş Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 19.06.2001 gün ve 2001/128 E. - 677 K. Sayılı kararın incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 29.11.2001 gün ve 2001/14385-18723 sayılı ilamıyla;
Karar: Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacının davalı işyerinde müdür olarak çalıştığı sırada işyerinde yasal düzenlemeler sonucu 13.12.1999 tarihinde şeflik kadrosuna indirildiği ve bu tarihten şef olarak görev yaptığı, kendisine şeflere verilen ücretin ödendiği bunun sonucu müdür olarak çalıştığı sırada aldığı temel ücretin indirildiği anlaşılmaktadır. 1475 sayılı Yasanın 60. maddesi gereği temel ücrette indirim yapılamayacağından mahkemenin davacıya daha önceki temel ücret üzerinden ödeme yapılması gerektiği yolundaki kabulü doğrudur. Ancak şefliğe geçtiği tarihten itibaren ücret zamlarının müdürlükte ödenen temel ücrete yapılmasına dair görüşü dairemizin ve Hukuk Genel Kurulunun kararlarına aykırıdır. Toplu iş sözleşmesi zamları müdürlükteki temel ücrete ulaşıncaya kadar uygulanmamalıdır.
Mahkemenin farklı değerlendirmeyle sonuca gidilmesi hatalıdır. Bu nedenle bilirkişiden ek rapor alınmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, ihbar tazminatı ücret işçilik alacakları istemine ilişkindir.
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verdiği karar özel dairece yukarıdaki gerekçe ile bozulmuştur.
Yerel mahkeme ile özel daire arasındaki uyuşmazlık, kadrosu müdürlükten şefliğe indirilen davacı işçiye uygulanacak toplu iş sözleşmesi zamlarının müdürlükte alınan temel ücrete mi yapılacağı, yoksa toplu iş sözleşme zamlarının şeflikteki ücretin müdürlükteki temel ücrete ulaşıncaya kadar uygulanıp uygulanmaması düşüncesi etrafından toplanırı aktadır.
İş Kanununun 26/1. maddesine göre ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve nakden ödenen meblağ dır hükmü hizmet sözleşmesinin esaslı bir unsurudur. İş Kanununun üçüncü bölümü 35. maddeden ibaret olup, anılan maddelerin bütünü ücrete ayrılmıştır.
Ücret, uluslar arası hukukta başta İnsan Hakları Evrensel Bildirisi olmak üzere, Avrupa sosyal Haklar Sözleşmesi, AET Antlaşması; Uluslar arası Çalışma Örgütünün 26, 95, 99, 100, 109, 131 sayılı sözleşmeleri ile çok sayıda tavsiye kararlarında yer almış ve korunmuştur.
İş Kanununun 26/1. maddesinde tanımlanan ücrete asıl ücret/temel ücret/çıplak ücret/dar anlamda ücret denilmektedir. Asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanmış olan ikramiye, prim, komisyon, kardan pay alma gibi parayla ölçülebilen menfaatler geniş anlamda ücrettir.
İşverence işçinin tek taraflı olarak ücretinde indirimde bulunulamaz. Çünkü İş Kanununun 60. maddesi her ne şekilde olursa olsun ücretin indirilmezliği ilkesini kabul etmiştir. Öğretide bir kısım yazarlar yalnız asıl ücrette değil, ücret eklerinde dahi belirtilen ilkenin korunmasını savunmuşlardır. (Bkz. Centel, Tankut: İş Hukukunda Ücret, İstanbul 1986, s. 368, Çemberci Mustafa: İş Kanunu Şerhi, Ankara 1986, s.906 Çelik, İş Kanununun 60. maddesinin hizmet akdi veya toplu iş sözleşmesi ile çalışma koşullarının değiştirilmesi sonucu ücretin indirilmesi durumlarında başvurulacak bir düzenleme olarak görmemektedir. Çelik, Nuri, İş Hukuku dersleri B. 15, İstanbul 2000; s. 127).
Özel dairenin yerleşik uygulamaları temel ücretten indirimin yapılamayacağı, ancak, fiilen yapılan işe uygun geniş anlamdaki ücrette düzenleme yapılabileceği doğrultusundadır. (Bkz. Y. 9. HD. 17.10.1996 T, 1996/9828, E. 1996/19718 K; 08.05.1996 T, 1995/36055 E, 1996/9842 K, 29.01.1996 T, 1995/26217 E, 1996/893 K; 13.02.1992 T, 1991/13051 E, 1992/1302 ilamları).
Öte yandan, toplu iş sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 9/1. maddesine göre, toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır. Toplu iş sözleşmesinden yararlananlar açısından eşitlik esastır. Bu nedenle toplu iş sözleşmesinin yürürlüğü süresince yararlananlar açısından farklı uygulama yapılamayacağı gibi, temel ücrette eşitlik ve ücretin indirilmezliği ilkeleri gereği, işverence tek taraflı özellikle işçinin açık muvafakati olmadan işveren işçi ücretlerinde indirim yapılamaz.
Somut olaya baktığımızda, davacı işçinin şefliğe geçtiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesi zamlarının müdürlükte ödenen temel ücrete yapılamayacağı görüşü, ücretten indirim yapılamayacağı temel, ücrette eşitlik ve toplu iş sözleşmesinden yararlananlar açısından eşitlik ilkeleriyle bağdaşmayacağı gibi, anılan düşüncenin normatif dayanağı bulunmamaktadır.
Bu nedenle usul ve yasaya uygun bulunan ısrar kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıdaki dökümü yazılı 51.857.000 lira bakiye temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.06.2002 gününde yapılan 2. görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacının davalıya ait işyerinde müdür kadrosunda çalışırken 13.12.1999 tarihinde kadrosunun Matbaa Şube Şefliğine indirildiği ve ücretinin 369.735.500 + 9000 olduğu 17.02.2000 tarihinde ise şeflik görevi devam ederken ücretinin 301.632.200 + 900 TL'ye düşürüldüğü dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Müdürlük kadrosunun alınmasından 11 ay, ücretinin indirilmesinden ise 9 ay geçtikten sonra oluşan iş şartlarına ve ücretine itiraz etmeyen davacının emekliliğe hak kazanması ve yeniden yapılanma nedeniyle hizmet akdi 1475 sayılı İş Kanununun 13. maddesi uyarınca feshedilmesi üzerine uyuşmazlık çıkardığı görülmektedir. Bu durumda davacıya toplu iş sözleşmesi ücret zamlarının şef ücretine yapılması anılan İş Kanununun 60. maddesinde gösterilen çalışma sürelerinin indirilmesi veya işverene düşen yükümlülüklerin yerine getirilmesi yahut İş Kanunu hükümlerinin uygulanması sonucu bir ücret indirimi olarak nitelendirilemez ise de, bu işlemin işçinin yaşam düzeyini düşürme sonucunu doğurmaması için özel daire bozma kararında belirtilen esaslara göre uygulama yapılması gerektiği görüşüyle fiilen yapılmayan işin kök ücretine toplu iş sözleşmesi zamlarının uygulanması yolundaki mahkeme kararına ilişkin çoğunluğun onama kararına katılamıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy