(2004 S. K. m. 67) (1475 S. K. m. 13, 14)
Taraflar arasındaki "itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bornova İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 22.11.2000 gün ve 1041-1103 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 16.5.2001 gün ve 5650-8513 sayılı ilamı ile; (...1-Dosyadaki yazılara,toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Takip konusu alacak hesaplama sonucu bilirkişice tespit edilen miktardan farklı bulunduğuna göre, alacak likit olmayıp icra inkar tazminatının hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre,Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 30.1.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
İtirazın iptali davasının dayanağını teşkil eden ve icra takibinde yer alan talepler, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, bayram ve resmi tatil ücreti alacağı kalemlerinden oluşmaktadır.
Davacı işçisinin yukarda sayılan mali hakları davalı işveren ile davacının üyesi olduğu sendika
arasında düzenlenmiş bulunan toplu iş sözleşmesi ile düzenlendiğine göre,davalı işverenin davacının kendi iş yerindeki hizmet süresini dikkate alarak davacının ne miktar alacak talep edebileceğini bilmesi veya 13.2.1967 gün ve 4-1344-615 sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararında açıklandığı gibi kendisi tarafından tayin ve tahkik edilebilmesi mümkün bulunduğundan, likid (ligvide) alacak niteliğinde bulunan bu alacak için borçlunun haksız çıktığı miktar bakımından davacı işçi yararına İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle bunun aksine oluşan sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy