(818 S. K. m. 313)
Dava: Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.3.2001 gün ve 1999/1543-2001/886 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 11.9.2001 gün ve 2001/9655-13255 sayılı ilamı ile , ( ...Davacı davalı Üniversite'ye ait hastanede hemşire olarak çalışmakta iken, yatmakta olan bir böbrek hastasının ateşini ölçmediği halde saat 10.00 da ölçmüş gibi göstererek kayıtlara ( 36 Derece ) yazdığı görülmüştür.O sırada durumdan şüphelenilmesi üzerine 20 dakika sonra hastanın ateşinin ölçüldüğü ve ( 38.5 Derece ) olduğu belirlenmiştir.Böbrek hastası olan bir kişinin böyle bir davranışla yüzyüze bırakılması bir yandan doğrulukla bağlılığa uymayan, diğer yandan da görevin savsaklanması bir davranış şeklinde nitelendirilmesi gerekir.
Bundan başka aynı hemşire karaciğer hastası olan bir kimsenin idrarını alması gerekirken bunu da saat 10.00 da almış gibi göstermiş ve akşamdan kalma idrarı kayıtlara dayanak yapmıştır.Bu davranış da önceki paragrafta belirtilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uygun olmayan bir diğer hali oluşturmaktadır. Hastane gibi işyerlerinde sağlık sorunlarının özenle ele alınması ve bunların takibi hayati bir önem taşımaktadır.Bu nedenle işverenin bu konulara titizlik göstermesi kadar doğal bir şey olamaz.Mahkemece bu davranışların ifade ettikleri anlama ters düşecek şekilde ciddi görülmemesi isabetsizdir.Bundan başka dosya içeriğinden de davacının bu tür davranışlarda bulunduğu izlenimi uyanmaktadır. Açıklanan nedenlerden dolayı tüm isteklerin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru değildir ..." ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre,Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken,önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA,istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 26.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy