(818 S. K. m. 49) (1086 S. K. m. 409, 573, 574, 575, 576)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9.Hukuk Dairesince 28.05.2002 gün ve 2001/18859-2002/9343 sayılı kararla; Dava dilekçesi ve eklerinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 575/2. maddesi uyarınca görevli bulunan Dairemize intikal etmesi üzerine davanın ilk derece mahkemesi olarak kaydı yapıldıktan sonra, davacı Genç Renk San. ve Tic. Ltd. Şirketi vekili Avukat Yüce Durmuş'un yüzüne karşı yapılan açık yargılama sonunda dava dosyası incelenip, gereği görüşüldü.
Davacı dava dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından açılan yetki tespiti davasının yargılaması sonunda Edirne İş Mahkemesince davanın reddine ilişkin 29.5.2000 gün 2000/33-150 esas ve karar sayılı ilamın Yargıtay 9. Hukuk Dairesince 11.9.2000 tarih 2000/12767 - 10770 sayılı kararla bozulduğunu, Edirne İş Mahkemesinin 2000/163 esasına kaydı yapılan dosyanın 30.11.2000 günlü oturumu içeren vekiline çıkarılan davetiyenin bila tebliğ iade edildiği belirlenmesine rağmen, davalının takip etmeme beyanı üzerine davanın HUMK. nun 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına, daha sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu karara karşı temyiz yoluna başvurduklarını ancak bu kararın onandığı, hakimin bu işlemleri sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını iddia ederek 500.000.000 maddi, 500.000.000 manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı ise cevabında özetle, sonuçlanan yetki tespit dosyasının Yargıtay 9.Hukuk Dairesince bozulması üzerine davacı vekilinin bildirdiği adrese tebligat çıkarıldığını, bu adreste Avukat Mustafa Yüce tarafından tebligatın kabul edilmedi şerhinin PTT görevlilerince verildiğini, karşı tarafın da davayı takip etmemesi üzerine önce dosyanın işlemden kaldırıldığını, daha sonra süre geçince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini bu kararın onanarak kesinleştiğini, davacı vekilinin adresinin Çorlu olduğunu, tebligatı kabul etmeyen Avukatla aynı büroda çalışmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, HUMK. nun da düzenlenen hakimin mesuliyeti koşullarının oluşmadığını, hakkındaki davanın reddini, duyduğu üzüntü sebebiyle lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden davacı şirket tarafından davalılar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Teksif Sendikası aleyhine, davalı Bakanlıkça davalıya ait bir işyeriyle ilgili olarak yapılan davalı sendikanın yetkili olduğuna dair yetki tespitinin iptali için açılan davanın yargılaması sonunda Edirne İş Mahkemesince ve davalı Hakim tarafından 29.6.2000 gün 2000/33 - 150 sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, davacının temyizi üzerine Dairemizin 11.9.2000 gün 2000/12767 - 10770 sayılı kararı ile İşletme düzeyinde toplu iş sözleşmesi yapılması gerekeceğinden bu yoldaki davacı delillerinin toplanması için kararın bozulduğu, mahkemenin 2000/163 esasına kaydı yapılarak tensip kararı ile 30.11.2000 günü duruşma yapılmasının kararlaştırıldığı, belirlenen gün hazır bulunması için davacı vekili Avukat Yüce Durmuş'un mahkemeye bildirdiği, daha önce ve daha sonra tebligat yapılan Onural Cad. Ersözler İş Hanı Kat. 4 No:66 Çorlu adresine tebligat çıkarıldığı, tebligatın arkasına PTT görevlisince adres Avukat Mustafa Yüce, (okunamayan bir kelime) etmektedir. Kabul etmedi. İade 4.10.2000 şerhi verilerek iade olunduğu, 31.11.2000 günlü oturumda bu hususun zabta yazıldığı, hazır bulunan davalı vekillerinin davayı takip etmeyeceklerini bildirmeleri üzerine HUMK. 409. maddesi gereğince taraflarca yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, yasal süre içerisinde taraflarca yenileme dilekçesi verilmediğinden 12.3.2001 gün 2001/57 sayılı kararla HUMK. nun 409/1. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasının kararlaştırıldığı ve bu kararın davacı işveren vekilinin daha önce tebligat yapılamayan adresinde 8.5.2001 günü tebliğ edildiği davacı vekilinin temyizi üzerine dairemizce 28.5.2001 gün 2001/8636 - 8962 sayılı kararı ile onararak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sonucun doğmasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 573. maddesinde açıklanan koşulların oluştuğunu kabul etmek mümkün değildir. Yargılamaya konu yetki tesbit davası kısa sürede sonuçlandırılması gerekli, yasanın yargılama aşamalarında kısa süreleri belirlediği bir dava türüdür. Duruşma yargıcının daha önce tebligat yapılan davacı vekili adresinde tebligatı kabul etmeyen davacı vekilinin Yüce adını soyadı olarak kullanılan Avukat Mustafa Yüce'nin aynı yazıhane de çalışıp çalışmadığını yargılamanın yapıldığı Edirne dışında başka bir şehir olan Çorlu olması nedeni ile bilmesi mümkün olmadığı gibi, kısa sürelere tabi ilk kez verilen esasa ilişkin kararın temyiz edildiği 29.6.2000 tarihinden, davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın davacı vekiline tebliğ edildiği 8.5.2000 gününe kadar geçen 10 aydan fazla bir süre davanın tarafından takip edilmemesi de sonucun doğmasında etkili olmuştur.
Açıklanan bu nedenlerle davacının davasının ve kanıtlanamayan davalının maddi tazminat isteğinin reddine karar verilmelidir. gerekçesiyle;
1- Davacının davasının reddine,
2- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 576. maddesi gereğince takdiren 250.000.000 TL manevi tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davalının maddi tazminat talebinin reddine,
3- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 576/2. maddesi gereğince 54.520.000 lira para cezasının davacıdan tahsiline,
4- Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı tarafından yapılan 1.200.000 TL. giderin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Davalı yararına hükmolunan manevi tazminat nedeniyle hesaplanan 13.500.000 TL harç ile davacının davasının reddi nedeniyle 4.960.000 TL harcın peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye 720.000 TL harcın davacıdan alınmasına ve hazineye irat kaydına, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Dairenin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın davacı vekilince süresinde temyiz edildiğinin anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kağıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü:
Dava, HUMK. nun 573 ve izleyen maddeleri uyarınca hakim aleyhine açılan manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Yargıtay 9.Hukuk Dairesince yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine, davalı lehine tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile 9.Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı (8.340.000) lira bakiye temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy