(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki kıdem tazminatı alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 3. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18.10.2001 gün ve 2001/486 E- 951 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 14.03.2002 gün ve 2001/18733-4137 sayılı ilamı ile;
(...Davacının kapsam dışı personel olarak özelleştirilen davalı işyerinde çalışırken 20.11.1997 tarihinde Tekirdağ Defterdarlığı Namık Kemal vergi dairesine memur olarak atandığı uyuşmazlık dışı kalmaktadır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 22.1.1996 tarih ve Esas No:1995/1 Karar No:1996/1 sayılı ilke kararı uyarınca özelleştirme kapsamında bulunan kamu ve iktisadi teşebbüslerinde sözleşmeli statüde çalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerinden doğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idari yargı olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması hatalıdır. Bu sebepten hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava; Özelleştirilen kurumda kapsam dışı personel olarak çalışan davacının başka bir kuruma kadrolu memur olarak atanması sonucunda önceki hizmet sözleşmesinin feshedilmiş sayılacağı savına dayalı kıdem tazminatı isteminden ibarettir.
Davacı; davalıya ait işyerinde 25.3.1985 tarihinde hizmet akti ile çalışmaya başladığını, bu işyerinin özelleştirilmesi ile 20.11.1997 tarihinde Tekirdağ Defterdarlığı, Namık Kemal Vergi Dairesine koruma görevlisi olarak ve kadrolu memur statüsünde atandığını, bu atama keyfiyetinin hizmet sözleşmesinin feshi sonucunu doğurduğunu savlayıp, bu nedenle fazlaya dair hakları saklı tutulmak koşuluyla 1 milyar TL. kıdem tazminatının fesih tarihi olan 20.11.1997 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı; Tekirdağ Liman İşletmesinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 7.4.1997 gün ve 1997/13 sayılı kararına dayanılarak özelleştirildiğini, davacının da 4046 sayılı yasa uyarınca kadrolu memur olarak naklen atandığını, davalının bu atamaya muvafakatının olduğunu, 1475 sayılı yasanın 14. maddesi gereği iş akti fesh edilmediğinden kıdem tazminatının ödenmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde 25.4.1985-19.11.1997 tarihleri arasında çalıştığı, işyerinin özelleştirilmesi sonucu Tekirdağ Defterdarlığına Koruma görevlisi ve memur olarak atandığı, bu atama keyfiyetinin davacının kıdem tazminatına hak kazanacak biçimde iş aktini feshetmesine neden olduğu, davalı tarafın iddia ve savunmalarının yersiz bulunduğu, bilirkişi tarafından davacının alması gereken bedelin hesaplandığı, saklı tutulan bakiye alacağın ıslah yoluyla davacı vekili tarafından talep edildiği anlaşılarak davanın kabulüne dair verilen karar Özel Dairece yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
Mahkeme bozmadan sonra davalı vekilince Türkiye Denizcilik İşletmeleri tarafından, bilirkişi raporlarında da irdelenen, Türkiye Denizcilik İşletmeleri Statüsü ve Ana sözleşmesinin değiştirilmesine ilişkin 2 Kasım 1995 gün ve 3906 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örneği ile Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketinin 2001 yılı olağan genel kuruluna ilişkin 22 Mayıs 2002 gün ve 5553 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örneğinin ve ayrıca Tekirdağ Liman İşletmesinin, Aksu İplik Dokuma Boya ve Apre Fabrikaları A.Ş'nin bu işyerinin işletilmesine yönelik olarak kurduğu, Akport Tekirdağ Liman İşletmeleri A.Ş'ye işletme hakkını devir sözleşmesi ibraz edilmiş ve mahkemece bu yeni deliller incelenmiştir.
Bu durumda bozmadan önce var olmayan bir kısım belgelerin dosyaya girdiği, öte yandan mahkemenin de bozma kararından esinlenerek bozma ilamı kapsamında yaptığı araştırma ve incelemeyi esas aldığı ve yeni ibraz edilen bu belgelere dayanılarak direnme hükmünü kurduğu anlaşılmaktadır.
O halde usul ve yasaya uygun bir direnme kararı mevcut olmayıp bozma çerçevesinde yapılan araştırma sonucu oluşturulan yeni bir hükmün varlığının kabulü gerekir. Bu itibarla dosya, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 9. Hukuk Dairesine Gönderilmesine, 13.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy