(6831 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gebze Asliye 3. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.06.2002 gün ve 2002/87 E. 359 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.01.2003 gün ve 2003/305-903 sayılı ilamı ile; (...Dosya içeriğine, toplanan delillere göre davacı Hazinenin öteki temyiz itirazları yerinde değildir, reddine;
Ancak, bir dava ve karşı dava olmaksızın taşınmaz kaydı üzerinde mevcut 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılan sahada kalmaktadır şerhinin silinmesine karar verilmesi doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davacı Orman Bakanlığı ve Hazine vekilleri, davaya konu taşınmazın orman sınırları içinde kalan yerlerden iken 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman Kadastro Komisyonunca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, orman sınırları içinde kalan yerlere ait tapuların hukuki değeri bulunmadığından Komisyonca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan dava konusu taşınmazın davalıya ait tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuş, yerel mahkemece davanın reddine, taşınmazın tapu kaydı üzerindeki 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır şerhinin silinmesine karar verilmiş hüküm Özel Dairece yukarda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Mahallinde yapılan keşif sonucunda Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davaya konu taşınmazın 3116 sayılı Orman Yasası gereği 1948 yılında yapılan ilk orman tahdit çalışmasında Piyamlar Bayırı-Akçay Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı; 3116 sayılı Yasanın 1951 yılında çıkan 5653 sayılı Yasa ile değişik 1/e maddesi gereği yapılan Maki tefrik çalışmaları sonucunda orman dışına çıkarılan Maki sahası içinde kaldığı, 1987-1991 yılları arasında yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamalarında maki tefrik çalışmaları dikkate alınmadığı için uygulamanın yanlış yapıldığı vurgulanmıştır.
Harita Mühendisi Bilirkişi taşınmazın tamamının Hazine adına 2/B maddesi çalışmaları sonucu çıkarıldığını bildirmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davaya konu taşınmazın 1951 yılında maki olarak ayrılan sahada kaldığı, bu durum 1744 sayılı Yasa uyarınca 1987-1991 yılları arasında yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları sırasında dikkate alınmadığı için Hazine adına orman dışına çıkartıldığı, mülkiyetin davalıya ait olduğu konusunda yerel mahkeme ile Özel Daire arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davalı tarafından açılmış bir dava olmadığı halde taşınmazın tapu kaydı üzerindeki 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkartılmıştır şerhinin silinmesine karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
HUMK. nun 74. maddesi aynen ...Kanunu Medeni ile muayyen olan hükümler mahfuz olmak üzere hakim her iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Tahakkuk edecek hale göre talepten noksan ile hüküm caizdir... hükmünü içermektedir. Anılan maddeye göre hakim, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlıdır. Talepten fazlaya veya istekten başka bir şeye karar veremez. Ancak, inceleme sonucu ortaya çıkan duruma göre talepten daha azına karar vermesi mümkündür.
Somut olayda istek sadece, Orman Kadastro Komisyonunca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan dava konusu taşınmazın, davalıya ait tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline ilişkin olduğu için isteğin aşılması suretiyle taşınmazın tapu kaydı üzerindeki 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkarılmıştır şerhinin silinmesine karar verilmesi, H.U.M.K. nun 74. maddesine aykırıdır. Açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece, Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. O halde, direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy