(506 S. K. m. 62)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki primlerin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kartal 1. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.03.2002 gün ve 2001/457-2002/63 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24.06.2002 gün ve 4905-5655 sayılı ilamıyla (....Davacı, 30.11.2000 tarihinde Kuruma yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunmuş, aylık talebinden sonra 27 günlük çalışması mevcut olduğu tespit olunarak aylık talebi Kurumca reddolunmuş, davacı da tahsis talebinden sonra çalışmasının olmadığından bahisle işveren tarafından fazladan ve usulsüz olarak yatırılan 27 günlük primlerin iptalini istemiştir.Davada uyuşmazlık konusunu oluşturan husus, davacının işten ayrılmadan önce aylık bağlama isteminde bulunup bulunmadığıdır. 506 Sayılı Kanunun 62.maddesine göre sigortalıya ancak sigortalı olarak işten ayrıldıktan sonra yazılı talepte bulunmaları halinde şartları mevcut ise aylık bağlanabilecektir.
Davacı sigortalı hakkında, işverence Kuruma verilen 2000/3.döneme ilişkin 4 aylık sigorta prim bordrosunda işten çıkış 01.12.2000 olarak gösterilmesine rağmen 31.01.2001 de Kuruma intikal eden 2000/3.dönem 4 aylık sigorta prim bordrosunda Aralık ayı için 27 günlük çalışma bildirilmesi suretiyle Kuruma çelişkili belgeler verilmiş olup, keza davacı tarafından işveren aleyhine açıldığı iddia olunan işçilik alacaklarına ilişkin dava dilekçesinde davacı 01.05.2001 tarihine kadar işten ayrılmadan çalıştığını beyan etmiştir. Davacının tahsis talebinden sonra çalışıp çalışmadığı kesin olarak saptanmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, davalı kuruma yatırılan usulsüz prim ödemesinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının aynı Mahkemede açtığı 2001/85 esas sayılı dosyasının celbine ilk celse karar verilmişse de bu dosyanın incelendiğine dair bir açıklamaya tutanaklarda yer verilmemiş ve ilk karara dayanak alınmamıştır. Temyiz aşamasında davalı vekili delil olarak dayandığı anılan dosyaya ait dava dilekçesini dilekçesine eklemiş, dairece bu dilekçe üzerinden değerlendirme yapılarak hüküm yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuştur. Bu kez mahkeme davacının işçilik haklarının ödenmesine yönelik olarak açtığı bu davada verilen kararı da dayanak alarak ve gerekçesinde bu kararı da işleyerek direnme kararı vermiştir.
Ne var ki açıklanan şekilde oluşturulan hükmün direnme olduğunu kabule olanak yoktur.
Zira, Mahkeme bozmaya uyup uymayacağına karar vermeden önce bozmadan esinlenerek anılan dosyayı dosya içine alıp, inceleyerek bozmadan önce dayanmadığı bu kararın değerlendirmesini yapıp, gerekçesinde kullanarak yeni bir hüküm oluşturmuştur.
Şu durumda ortada direnme kararı bulunmayıp bozmadan esinlenerek yapılan araştırmaya dayanan yeni bir hüküm bulunmaktadır. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 09.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy