(2004 S. K. m. 67) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 2. İş Mahkemesi'nce davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen 22.5.2002 gün ve 2001/414 E. - 2002/245 K. Sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 16.10.2002 gün ve 2002/6911-7579 sayılı ilamı;
( ...Dava; fuzulen ödenen ölüm aylıklarının ferileriyle birlikte tahsili için girişilen icra takibine borçlunun vaki itirazının iptali ile icra takibinin devamı ve borçlunun %40 icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkin olup, alacak likit olduğu halde borçlunun icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmamış olması, itirazın reddine karar verildiği halde davacı Kurumun yargılama gideri ve avukatlık ücreti ile sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, icra takibine karşı yapılan kısmi itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı isteğine ilişkindir.
Mahkemenin, "davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, icra inkar tazminatı isteğinin reddine, taraflar lehine avukatlık ücreti takdirine, yargılama giderlerinin taraflar arasında bölüştürülmesine" dair verdiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine yukarıda belirtilen nedenlerle Özel Dairece bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Alacaklı kurum, 23.12.1995-23.2.1999 tarihleri arasında hak sahibine fuzulen ödenen 949.371.328.- TL. ölüm aylığı ile 895.228.671.- TL. işlemiş faiz ve 1.650.000.- TL. masraf toplamı 1.846.250.000.- TL. nın ödenmesi için Ankara 30 İcra Müdürlüğünün 2000/3606 sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi yapmıştır.
Borçlu, borcun 487.900.000.- TL. asıl alacak ve 460.074.000.- TL. işlemiş faizini kabul etmiş, bu miktar toplamı 947.974.000.- TL. etmesine rağmen maddi hata soncu 847.974.000.- TL.'yi kabul ettiğini beyanla 850.000.000.- TL.'yi takipten sonra kuruma ödemiştir.
Borçlu ayrıca, 28.2.1998 tarihinden sonraki ödemeleri bankadan almadığını beyanla, 461.471.379.- TL. asıl alacak, 435.154.671.- TL. işlemiş faiz ve 1.650.000.- TL. masrafa itiraz etmiştir. İtiraz edilen miktar toplamı 898.276.000.- TL. etmesine rağmen borçlu maddi hata sonucu 998.276.000.- TL.'lık kısma itiraz ettiğini bildirmiştir.
Davacı-alacaklı kurum vekili, itiraz dilekçesindeki toplamda hata yapıldığını belirterek, kabul edilip de ödenmeyen 100.000.000.- TL.'yi dışlamak suretiyle sadece borçlunun itiraz ettiği 461.471.329.- TL. asıl alacak, 435.154.671.- TL. işlemiş faiz ve 1.650.000.- TL. masraf toplamı 898.276.000.- TL.'ye yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için eldeki itirazın iptali davasını açmıştır.
Aylıkların yatırıldığı banka şubesi 28.2.1998 tarihinden sonra biriken 459.542.860 TL'nın bankadan çekilmediğini, bu miktarın daha sonra kurum hesabına aktarıldığını bildirmiştir.
Mahkeme bu yazıyı esas alarak sonuçta 199.693.939.- TL.'lık kısma yapılan itirazın iptaline karar vermiş ise de, bu karar miktar yönünden isabetsizdir. Şöyle ki, mahkemece bankadan çekilmeyen miktar ve faizinin itiraz edilen 898.276.000.- TL'den düşülerek bakiyesi için yapılan itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, talep aşılarak, alacaklının itiraza uğramayan ve bu nedenle kesinleşen alacağının başkaca yollara başvurmadan talep etmesi olasılığı mevcut iken, sanki itiraza uğramış bir alacak varmışçasına yargılama yapıp 100.000.000.- TL. ve faizi için de itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, davalı kararı temyiz etmediğinden, bu yön davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Ayrıca itiraz edilmeksizin kesinleşmiş miktarlar için de icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği yönündeki bozma ilamı da yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, itirazın iptali davası kısmen kabul, kısmen reddedildiğinden yargılama giderlerinin taraflar arasında bölüştürülmesi ve taraflar lehine avukatlık ücreti verilmesi HUMK'nun 417. maddesi gereği olup bu yöne ilişkin direnme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan onanmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, avukatlık ücret ve yargılama gideri yönünden 2.4.2003 tarihinde yapılan ilk görüşmede icra inkar tazminatı yönünden 9.4.2003 tarihinde yapılan 2. görüşmede oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy