(4721 S. K. m. 6) (2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 5. İş Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 03.07.2002 tarih ve 2002/188 E- 473 K.sayılı kararın tetkiki davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2002 tarih ve 2002/7184-7745 s. ilamiyle;
(...Sigortalının ölümünden sonra sigortalının hak etmediği yaşlılık aylıklarını banka hesabından çeken ve mamelekinde haklı bir sebebe dayanmaksızın artma meydana gelen kişi veya kişiler saptanarak dava konusu miktarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak istirdadı için sigortalının davalılar ile birlikte oturup oturmadığı şayet birlikte oturmuyorlar ise sigortalının ölümü gününde birlikte ikamet ettiği kimselerin bulunup bulunmadığı ve aylıkların çekildiği ATM cihazlarının yerleri de tesbit edilerek bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece belirtilen hususlar göz önünde tutulmadan ve eksik araştırma ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı isteğine ilişkindir.
Mahkemenin, ölü şahıs hakkında dava açılamayacağından ölü Leyla Engez (Varışlı) hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, sair iki davalıya yönelik davanın reddine, %40 İcra-İnkar tazminatının davacıdan tahsili ile bu davalılara verilmesine dair verdiği karar yukarda belirtilen sebeple Özel Dairece bozulmuş, mahkemece bozma kararına karşı direnilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Sosyal Sigortalar Kurumu, kurum sigortalısı İbrahim Engez'in kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken 30.05.1997 gününde öldüğü, ölümünden sonra kendisine verilen maaş banka kartı ile bankamatikten, 23.06.1997-22.05.1998 tarihleri arası bankaya yatırılan yaşlılık aylığının haksız olarak çekildiği gerekçesiyle bekar ve çocuksuz ölen sigortalının mirasçıları olan yedi kardeşinden kurum zararının müştereken müteselsilen tahsili için ilamsız takip yapmış, ödeme emirleri borçlulara Ankara'daki adreslerinde tebliğ edilmiştir.
Borçlulardan Ziya, Halil ve Leyla takibe itiraz etmiş, bu borçlular yönünden takip durmuştur.
Davacı kurum vekili, itirazın iptali ve icra inkar tazminatının verilmesini talep etmektedir.
Davalılardan Leyla Engez (Varışlı) davadan önce 21.02.2001 gününde ölmüştür.
Diğer davalılar Halil ve Ziya Engez vekili, davalıların ölen kardeşleri ile uzun yıllar görüşmediklerini, icra takibi ile ölümü öğrendiklerini, ölen ile birlikte oturmadıklarını, kurum sigortalısının Çorum'da oturduğunu ve aynı yerde öldüğünü, davalıların ise Ankara'da oturduklarını ölümden sonra çekilen maaşlardan mirasçıların sorumlu olmadığını, bankamatikten davalıların para çekmediğini ileri sürerek davanın reddine, haksız icra takibi sebebiyle davalılar lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, haksız fiile dayalı alacak davası olup, ispat yükü davacıya aittir. Davacı kurum, nüfus kaydına dayanarak ölenin mirasçıları aleyhine icra takibi yapmıştır.
Davalılar itiraz dilekçesinde ve cevap dilekçesinde ileri sürdükleri savunmalarını tanık beyanları ile kanıtlamışlardır.
Öte yandan, dosyada bulunan Çorum Ziraat Bankası'nın 14.06.2002 günlü yazısında, 22.05.1998 gününe kadar bankaya yatırılan maaşların sigortalıya daha önce verilmiş olan Bank Kart kullanılarak bankanın (ATM)'lerinden çekildiği,
Çorum Belediyesi'nin 24.06.2002 yazısında ise; İbrahim Engez'in cenazesinin sahipsiz olması sebebiyle yıkama, kefen, taşıma ve defin işlemlerinin belediyece karşılanarak 30.05.1997 gününde Çorum merkezindeki Ulu Mezarlığa gömüldüğü bildirilmiştir.
Bu durumda, sigortalının sağlığında kardeşleri ile birlikte oturduğu, Bank Kartın onlar tarafından ele geçirilerek (ATM)'lerden paranın çekilmiş olduğu hususunun davacı kurum tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Davacı, davalıların bu konudaki iddialarının aksine bir delil getirmemiştir. Medeni Yasanın 6. maddesinde de belirtildiği üzere kanun aksini emretmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Davacı davasını ispat edemediğinden mahkemenin davanın reddine karar vermesi usul ve kanuna uygundur. Bu sebeple direnme kararı onanmalıdır.
Bir sosyal güvenlik kuruluşu olan, Sosyal Sigortalar Kurumunun icra takibi yapmakta kötü niyetli olmadığı düşünülmeksizin mahkemece ilk kararda kurum aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Ne var ki, direnme kararında davalılar lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olup, karar davalılar vekilince temyiz edilmediğine ve temyiz edenin sıfatına göre bu yön bozma sebebi yapılmamıştır.
Sonuç: Davacı kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarda açıklanan sebeplerle ONANMASINA, 4792 s. S.S.Kurumu Yasanın 2868 s. Kanun ile değişik 24/c maddesi uyarınca kurumdan harç alınmasına mahal olmadığına, 07.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy