(506 S. K. m. 5, 79)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 6. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 10.4.2001 gün ve 122-590 sayılı kararın incelenmesi davalılardan S.S.K.vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2.7.2002 gün ve 5071-6016 sayılı ilamı ile;
(....Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 5 ve 79. maddeleridir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerle, iş müfettişi tarafından düzenlenen, 29.03.2000 tarih ve 27 sayılı rapora göre, sigortalının davacıya ait işyerinde çalıştığı sübuta ermiştir. Müfettiş tutanağının akside yazılı delillerle ispatlanamamıştır. Dinlenen tanıkların soyut beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulamaz. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti Çankaya Halk Eğitim Merkezi ve 7. Akşam Sanat Okulu Koruma Derneğine ait olan Gölbaşı Yağlıpınar köyündeki taşınmazın adı geçen okul tarafından 1998 yılına kadar sürücü kursu pisti olarak kullanıldığını, kursun 1998 yılında kapatıldığını ve tesisin bulunduğu arsanın aynı yıl müvekkili vakfa bağışlandığını, bağışlamadan ve kursun kapatılmasından önce burada davalı Türkeş Beldek'in bekçi olarak işe alındığının öğrenildiğini, taşınmazın mülkiyetinin vakfa geçmesiyle ve taşınmaz üzerindeki kursun faaliyetine son verilmiş olması sebebiyle ihtiyaç kullanmadığından, Türkeş Beldek'ten taşınmazı terk etmesinin sözlü olarak istendiğini, ancak adı geçenin kalacak yeri olmadığı gerekçesiyle ve kendisinin talebi üzerine taşınmaz üzerinde bulunan boş barakada elektrik ve su bedellerini ödemek kaydıyla kira vermeksizin oturmasına izin verildiğini, kendisinden bekçilik ve başka bir hizmet istenmediğini, böylece bir hizmet ilişkisi kurulmadığından kendisine ücret ödenmediğini ve sigorta kaydının yapılmadığını, ancak, adı geçenin şikayeti üzerine düzenlenen müfettiş raporunda Türkeş Beldek'in vakıf çalışanı olduğu, ücretinin ödenmediği, gerekli sigorta bildirgesinin verilmediği belirtildiğinden davalı SSK.ca müvekkili vakıf adına resen işyeri tescil işlemi yapıldığını yapılan tescilin usul ve yasaya aykırı olduğunu taşınmazın davacı vakfa devrinden önce üzerindeki tesisin faaliyetine son verilmiş olduğundan vakfın tesisi devralarak işletmesinin söz konusu olmadığını işçi çalıştırmadığını ücret ödenmediğini Türkeş Beldek'in hiçbir zaman müvekkili vakıfta çalışmadığını vakıfla hizmet ilişkisinin olmadığını kendisine sadece taşınmaz üzerinde bulunan boş barakada ikamet izni verildiğini,adı geçenin bekçilik yaptığı yolundaki beyan ve iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek müvekkili vakıf adına yapılan işyeri tescil işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı SSK. vekili, cevap dilekçesinde özetle; Yağlıpınar Köyü Gölbaşı-Ankara adresinde kurulu bekçilik işyerinin işveren Yaygın Eğitimi geliştirme vakfı adına, 1.6.1997 tarihi itibariyle 506 sayılı yasa kapsamına alındığını bu işyerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu müfettişi tarafından düzenlenen 29.3.2000 tarih ve 27 sayılı rapora istinaden yapıldığını, işverene işyeri bildirgesinin süresinde verilmemesi nedeniyle idari para cezası verildiğini başka bir işlem yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak kurulan hüküm Özel Dairesince yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulmuştur.
Bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında, davacı vakıf vekili tarafından dayanılan ve davalı Türkeş Beldek ile müvekkili Yaygın Eğitimi Geliştirme Vakfı arasında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığının tespitine ilişkin olup, davanın kabulü ile sonuçlanarak Yargıtay'ca onanıp kesinleşen 10.4.2002 gün 2001/123 Esas, 2002/591 karar sayılı dosyanın celbedildiği ve belirtilen kararın direnme kararına dayanak yapıldığında duraksama bulunmamaktadır. Oysa, bu gibi durumlarda usule uygun bir direnme kararı mevcut olmayıp bozmadan sonra dayanılan kanıtın gerekçe yapıldığı yeni bir hükmün oluşturulduğunda kuşku yoktur. O halde yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için, dosya Özel Dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 29.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy