(6762 S. K. m. 806) (2918 S. K. m. 85) (818 S. K. m. 41, 51, 55)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Milas Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.4.1999 gün ve 1997/669-1999/290 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Feridun Dursun Efendioğlu ve Talat Efendioğlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.6.2000 gün ve 2000/2186-5789 sayılı ilamı ile,
(
Davacı vekili, müvekkili şirketin işçilerinin taşınması sırasında davalıların malik-sürücü ve işleteni olduğu araçların çarpışması nedeniyle ölen işçinin mirasçıları tarafından açılan dava sonunda müvekkilinden tahsil edilen tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalılar Talat ve Feridun Efendioğlu vekili, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar Mehmet ve Şener davaya yanıt vermemiş,diğer davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davalılara ait araçların çarpışması sonucu devrilen servis otobüsünde bulunan davacı şirkete ait işçinin ölümü dolayısıyla, davacıya karşı işveren sıfatıyla açılan dava sonunda mirasçılara ödeme yapan davacının olay sorumlusu davalılara rücu hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların her birinden kusur oranına göre alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar Talat Efendioğlu, Feridun Dursun Efendioğlu vekili temyiz etmiştir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının tazminat tutarını hak sahiplerine ödediği tarihten itibaren henüz bir yıllık süre bile geçmeden işbu rücu davasını açtığı anlaşılmakta olduğundan, davalılar F. Dursun Efendioğlu ile Talat Efendioğlu vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalılardan Karadeveci Nak. Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında yolcu taşıma akti yapılmış olup, bu davalının TTK. nun 806/1. Maddesine göre davacının işçilerini salimen taşıyamadığı, istihdam ettiği sürücünün de kusurlu olduğu kaza sonucunda davacının, ölen işçi nedeniyle tazminat ödemesine neden olduğu sabittir. Adı geçen bu davalının akdi vecibesini yerine getirmemesi nedeniyle oluşan davacı zararından TTK. 806/2. Maddesine göre kendisi zararın tamamından sorumlu olduğu gibi, diğer davalılar da olaydaki sıfatları itibariyle 2918 Sayılı Kanun'un 85/1, BK. nun 41, 55. maddeleri icabı olarak sorumlu bulunmaktadırlar. Davalılar yukarıda açıklandığı üzere somut olayda davacıya karşı muhtelif sebeplere binaen mesul olduklarından, BK. nun 51/1. Maddesi hükmü gözetilerek, davacının uğradığı zarardan talep gibi müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, kusurları oranında tahsile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3. Davalıların olaya karışan araçları ticari araç olup TTK. nun 3. Maddesine göre bir tacirin ticari işletmesini ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işleri ticari iş niteliğinde olduğundan, davacının talebi gibi ve 3095 sayılı Kanunun faize hak kazanıldığı tarihte yürürlükte olan 2/f.3 maddesi hükmüne göre reeskont faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olması da isabetsizdir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece davalı Talat Efendioğlu yönünden önceki kararda direnilmiş, diğer davalılar bakımından bozmaya uyulmuştur.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı kurum işçilerinin ikametgahlarından işyerlerine taşınması işinin sözleşme ile davalılardan Karadeveci Nakliyat Tic. Ltd. Şti. ne verildiğini, 5.9.1990 günü meydana gelen kaza sonucunda işçilerden Mevlüt Gülgen'in öldüğünü, ölenin mirasçıları tarafından açılan tazminat davası sonucunda verilip kesinleşen karar gereğince, davacı kurumun 16.4.1997 tarihinde mirasçılara toplam 4.165.430.500 TL. ödediğini; ödenen bu miktardan davalıların çeşitli nedenlerle davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduklarını ileri sürerek, 4.165.430.500 TL nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Mehmet Gökbel ve Şenel Özgenç davaya cevap vermemişler; diğer davalılar vekilleri zamanaşımı def'inde bulunmuşlar; ayrıca, ceza davasında belirlenen kusur oranlarını kabul etmediklerini, bu yönden yeniden inceleme yapılmasını istediklerini bildirmişlerdir.
Yerel Mahkemece verilen, rücuen tazminat istemiyle açılan bu davada, davalıların davacıya karşı müteselsilen değil, kendi kusur oranlarına göre sorumlu bulundukları; mirasçılarca açılan tazminat davasında yasal faiz istenilmiş ve mahkemece de buna hükmedilmiş olması karşısında davacının reeskont faizi de isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.165.430.500 TL. nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte her bir davalıdan kendi kusur oranlarına göre tahsiline dair karar, Özel Daire'ce yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmuştur.
Yerel Mahkeme, davalılardan Talat Efendioğlu yönünden direnme kararı vermiş, diğer davalılar yönünden bozmaya uymuştur.
Direnme kararında dayanılan, aynı kaza nedeniyle açılmış, aynı taraflar arasındaki bir başka rücuen tazminat davasındaki direnme hükmünün kısmen bozulmasına ilişkin Hukuk Genel Kurulu'nun 26.12.2001 gün ve 2001/11-1011-1183 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, davalı Talat Efendioğlu' nun, kazaya neden olan 48 KK 817 plakalı Jeep tarafından su taşınmakta olan inşaatın taşeronu durumunda bulunması nedeniyle, davaya konu borçtan diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Bu davalı, sadece kendi kusuru oranında sorumlu tutulmalıdır.
Ne var ki, daha önce açılan ceza davasında, sadece kazaya karışan araçların sürücüsü durumundaki davalılar Mehmet Gökbel ile Şenel Özgenç yönünden kusur raporu alınmış olduğu, davalı Talat Efendioğlu'nun olayda kusurunun bulunup bulunmadığı ve varsa bunun oranı konusunda görülmekte olan davada da herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı anlaşılmaktadır. Böylece, olayda kendi kusuru oranında sorumlu olacağı benimsenen bu davalının kusur oranı belirlenmemiş bulunmaktadır.
Her ne kadar, yerel mahkemenin direnme kararı, yukarıda değinilen Hukuk Genel Kurulu kararına uygun ise de, kusur oranı belirlenmemiş olan bir davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasına ilişkin hükmün infazında tereddüt ve karışıklık doğacağı, belki de infaz kabiliyetinin bulunmayacağı açıktır.
Öte yandan, direnme kararı davalı Talat Efendioğlu tarafından değil, diğer davalılardan Karadeveci Nakliyat Ltd. Şti. ve M. Önal Karadeveci vekilince temyiz edilmiş ise de, temyiz eden bu davalıların müteselsilen sorumlu bulundukları borç miktarının belirlenebilmesi açısından, anılan davalının varsa kusur oranı ile bu oran üzerinden borcun hangi bölümünden sorumlu tutulacağının açıkça tespit edilmesinde hukuki yararları bulunduğundan ve ayrıca infaz edilememe ihtimalini taşıyan bir hükmün salt bu nedenle kanuna aykırı olması karşısında, temyiz edenin sıfatı itibariyle direnme kararının bozulmasına usulü bir engel de yoktur.
Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş, meydana gelen kazada davalı Talat Efendioğlu'ya yüklenebilecek bir kusurun bulunup bulunmadığı ve varsa bunun oranı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alınmak suretiyle, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesinden ibarettir.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar Karadeveci Nakliyat Ltd. Şti. ve M. Önal Karadeveci vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenle HUMK. nun 429. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 10.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy