(2004 S. K. m. 68)
Dava: Taraflar arasındaki "itirazın kaldırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 1.İcra Tetkik Merciince davanın kabulüne dair verilen 06.05.2002 gün ve 113-354 sayılı kararın incelenmesi Davalılar tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 08.10.2002 gün ve 18756-20354 sayılı ilamı ile; ( ... Borçlular hakkında örnek 49 ödeme emri ile icra takibi yapılmış, ödeme emri borçlulara 30.11.2001 tarihinde tebliğ edilmiş, icra takibine borçlular 11.12.2001 tarihinde 7 günlük itiraz süresini geçirdikten sonra itiraz etmişlerdir.
Alacaklı, Tetkik Merciinde itirazın kaldırılması talebinde bulunmuş, Mercii ise borca süresi içerisinde itiraz edilmediği, bu yüzden takibin kesinleştiği hususunu gözardı ederek itirazın kaldırılmasına karar vermiştir. Borca süresi içerisinde itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiş olduğu halde itirazın kaldırılması istemi fuzuli bir istem olduğundan, itirazın kaldırılması talebinin bu nedenle reddedilmesi gerekir iken, itirazın kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, İİK.nun 68. maddesine dayalı itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık; davalı/borçluların borca itirazlarının yasal sürede olup olmadığı, buna göre mercice verilecek kararın ne olduğu noktasındadır.
Davacı/alacaklı itirazın kaldırılması istemiyle dava açmış, mahkemece davanın kabulüne ilişkin karar, davalıların temyizi üzerine Özel Dairece; "Borçlular hakkında örnek 49 ödeme emri ile icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlulara 30.11.2001 tarihinde tebliğ edilip, icra takibine borçlularca 11.12.2001 tarihinde 7 günlük itiraz süresini geçirdikten sonra itiraz edildiği, borca süresi içerisinde itiraz edilmediğinden takibin kesinleşmiş olduğu, itirazın kaldırılması isteminin fuzuli bir istem olduğu ve itirazın kaldırılması talebinin bu nedenle reddedilmesi gerektiği" vurgulanarak bozulmuştur.
Ancak, dosya kapsamına göre; Davacı/alacaklı davalı/borçlular aleyhine ilamsız takip talebinde bulunmuş ve ödeme emri borçlulara Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince 06.12.2001 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı/borçlular ayrı ayrı verdikleri 11.12.2001 havale ( Karacabey İcra Müdürlüğünce havaleli ) tarihli dilekçelerinde; asıl borca bir diyecekleri olmadığını ancak temerrüt faizi ile gider vergisini kabul etmediklerini, çok fahiş, fazla ve yasalara aykırı olduğunu, bu konuda dava açacaklarını bildirmişler, mal beyanında da bulunmuşlardır. Görüldüğü üzere davalı/borçlular borca süresi içerisinde itiraz etmişlerdir. Mahkemece, borca itirazın süresinde olduğunun kabulü ve işin esasına girilerek itirazın kaldırılması talebinin incelenmesi usul ve yasaya uygun olup, buna ilişkin direnme kararı yerindedir.
Ne var ki, itirazın kaldırılması talebinin kabulüne ilişkin karara yönelik diğer temyiz itirazları Özel dairesince incelenmemiş olup, dosyanın bu inceleme yapılmak üzere Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararı yerinde olup, davalı/borçluların diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için DOSYANIN 12.Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 01.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy