(2004 S. K. m. 16, 71) (1086 S. K. m. 275, 276, 286)
Dava: Taraflar arasındaki şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5. İcra Tetkik Mercii Hakimliğince davanın kabulüne dair verilen 26.3.2002 gün ve 208-636 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 7.6.2002 gün ve 10594-12153 sayılı ilamıyla;
(...İmza incelemesini yapan bilirkişi Prof. Dr. S. Koç'un grafoloji dalında özel ihtisas yaptığı belgelenmeden adı geçenin verdiği rapora itibar edilerek sonuca gidilmesi doğru değildir. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen, hüküm verilmesine yetecek açıklık ve nitelikte görülmeyen, inceleme konusu yapılan örnek imzalarla, inkar edilen imza arasındaki benzerliği yazı biliminin gerekli gördüğü teknik usullerle ve gerekçeli biçimde belirlemeyen rapora göre hüküm tesisi yasaya uygun bulunmamaktadır. Bu nedenle yukarıda yazılı nitelikleri taşıyan ehil bilirkişi seçilerek, ya da bilirkişiler kurulu oluşturularak Yargıtay denetimine olanak tanıyacak vasıfta rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, şikayet yoluyla takibin iptaline ilişkindir.
Davacı vekili; davalının davacı tarafından çelik kapı yapımı karşılığı verilen ve daha sonra ödenen 190.000.000 TL. tutarındaki bonoya yazı ve rakam ekleyerek 6.190.000.000 TL. olarak icraya koyduğunu, takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili ile davacının villa yapımı karşılığı anlaştıklarını, inşaat bitiminde alınan verilerle hesaplandıktan sonra kalan borcun 6.190.000.000 TL. olduğunu,müvekkilinin ilkokul mezunu olup yazı sitilinin bu şekilde olduğunu bonoya herhangi bir ekleme yapılmadığını bu nedenle öncelikle takibin devamına borçlunun %40 dan aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilerek itirazın kaldırılmasını talep etmiştir.
Yerel mahkemenin; Bilirkişi raporu içeriğine göre takibe konu bononun miktar hanelerinde yapılan düzeltmenin tahrifat niteliğinde olduğu ve bu durumda takibe konu bononun kambiyo senedi niteliğini kaybettiği anlaşıldığından şikâyetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerektiğine dair... verdiği karar, Yüksek Özel Dairece yukarıda belirtilen nedenlerle bozulmuş, mahkemece bilirkişi Prof. Dr. S. Koç'un Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı yaptığı uzmanlık eğitimi sırasında Adli Tıp Fizik Grafoloji İhtisas Dairesinde eğitim gördüğünün merciice bilindiği ve incelenmesini stereo mikroskop kullanmak suretiyle ayrıntılı olarak yaptığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.
Yerel mahkeme ile Yüksek Özel Daire arasındaki uyuşmazlık bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlilikte olup olmadığı noktasındadır.
Yerel mahkemenin bilirkişinin uzmanlık alanı ve inceleme yöntemine dair değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre direnme kararı usul ve yasaya uygun bulunmaktadır.
Ne var ki, işin esasına yönelik diğer temyiz itirazları bozma nedenine göre incelenmemiş olup, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme uygun bulunduğundan diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 12. Hukuk Dairesine gönderilmesine 15.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy