(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin feshi, kira tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 8.2.2002 gün ve 428-150 sayılı kararın incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 18.11.2002 gün ve 8872-12226 sayılı ilamı ile,
(...Davacı kiracı, davalı kiralayanın 1.1.1999-31.12.1999 dönemi için aylık 63.000.000 TL kira istediğini, bunu isterken 4331 sayılı yasa nedeniyle mecburen imzaladığı sözleşmedeki kira bedelini esas aldığını, oysa daha önce ödediği kira üzerinden artış yapılması gerektiğini öne sürerek 28.04.1998 başlangıç tarihli sözleşmenin feshine, fazla ödenen 234.410.000 liranın tahsiline, aylık kiranın toptan eşya fiyat endeksine göre tespit edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı idare arasında daha önceki kira sözleşmesi, 4331 sayılı yasa ile feshedilmiş ve yeniden 27.04.1998-31.12.1998 dönemi için bir sözleşme imzalanmıştır. Bu kira sözleşmesine karşı davacı 4331 sayılı yasada belirtilen sürelerde kiranın indirilmesi için herhangi bir dava açmadığına göre, artık bu sözleşmeyi davacının mecburiyet karşısında imzaladığı söylenemez. Taraflar arasında son olarak yapılan kira sözleşmesinin geçerli olduğu açıktır. 4331 sayılı Yasanın Geçici 6. maddesinin son fıkrasında; yeni sözleşme ile akdolunan kira bedelleri, müteakip kira dönemlerinde geçen yılın aynı ayına göre devlet istatistik enstitüsünce belirlenen 12 aylık toptan eşya fiyat endekslerinden az olmamak üzere rayiç ve emsal değer dikkate alınarak yükseltilir hükmü getirilmiştir. Mahkemece yasanın bu hükmüne göre 1.1.1999 tarihinde başlayan yeni dönem kirasının belirlenmesi ve davacının iddia ettiği şekilde fazla ödenmesinin varlığının ve miktarının tespiti için uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı - karşı davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA,istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 19.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy