(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasındaki meni müdahale ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sincanlı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 12.12.2000 gün ve 1999/76-2000/240 sayılı kararın incelenmesi davacı-davalı vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 11.3.2002 gün ve 1258-1757 sayılı ilamı ile;
(...Davacı hazine vekili, davalının mer'a niteliğindeki 2460 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ruhsatlı kum ocağı sahasını işletirken, ruhsat harici sahaya da taşarak kum çıkardığı ve merayı tahrip ettiği iddiası ile davalının ruhsat sahası dışında kalan meraya el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme giderinin tahsilini istemişlerdir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu yerden kum aldığı sabit ise de, kumu alan kişinin davalı için olduğu konusunda davacının iddiasını doğrular güçte delil sunamadığı, tahrip edilen mer'a bölümünün ruhsatlı yere bitişik olmasından da davalı aleyhine sonuç çıkarılamayacağı kabul edilerek kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
Dava konusu 2460 parsel sayılı taşınmaz, Tokurlar Köyü'nün merası olarak sınırlandırılmış, Özel İdare Müdürlüğünce bu parsel içinde yer alan 9000 m² için davalıya 5/6/1991 gün ve 322/324 sayılı ruhsatla üç yıl için kum ocağı işletme ruhsatı verilmiştir. Mahallinde yapılan keşifte düzenlenen 22/10/1999 tarihli teknik bilirkişi raporunda ruhsatlı kum ocağı sahası işaretlenmiş, dava konusu sahanın ruhsatlı sahaya bitişik olup, F harfi ile gösterildiği ve 1602 m² olduğu bildirilmiştir. Keşif, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile davalının kum ocağı ruhsat sahası içinde kalan kısmı işletirken kum ocağının bitişiğindeki ruhsatlı alan dışına taşarak buradan da kum çıkardığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalının dava konusu yerden müdahalesinin menine ve meranın tahrip edilmesinden dolayı eski hale getirilmesi için belirlenecek tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı nedenlerle davanın reddi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 26.03.2003 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy