(818 S. K. m. 18, 511)
Taraflar arasındaki "ölünceye kadar bakma aktine dayalı tapu iptali ve tescil akdinin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Malkara Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine karsı davanın kabulüne dair verilen 01.06.2000 gün ve 1996/450 E- 2000/181 K.sayılı kararın incelenmesi davacı karşı davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 12.04.200, gün ve 2001/2291-2576 sayılı ilamı ile; (...Davacılar Mustafa, Emin ve Enver Özdoğan vekili 04.09.1996 tarihli dilekçesi ile ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dosya ise davacılar Şerafettin ve Emine vekili tarafından verilen 02.12.1997 tarihli dilekçe ile, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali istemiyle açılan davalarda mahkemece, sözleşmenin iptali isteminin kabulüne tapu iptali ve tescil isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Hüküm, tapu iptali ve tescil isteminde bulunan davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar Emin, Mustafa ve Enver, ölünceye kadar bakım sözleşmesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuşlardır. Davalılar ise, murisin eşini kaybettikten sonra yalnız kaldığını özel bakım gerektirecek bir rahatsızlığının bulunmadığını, murisin birden fazla kişi ile bakım sözleşmesi yapmasının bakım ihtiyacının karşılanması amacından ziyade, taşınmazların davacılara bağışı amacına yönelik olup muvazaa nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunu belirtmişlerdir.
Muris salığında ölümüne kadar kendisine bakılması için usulüne uygun olarak noterden davacılar Mustafa, Emin ve Enver ile ölünceye kadar bakım sözleşmesi yapmıştır. Bakım alacaklısı olan muris ölümüne kadar kendisine bakılmadığını ileri sürerek sözleşmenin iptali hakkında bir dava açmamıştır. Bakım alacaklısının mirasçısı, murisin ölümünden sonra sağlığında murise bakılmadığı iddiası ile sözleşmenin iptali davası açmıştır. Bakım borçlularının bakım alacaklısı ile ilgilenmedikleri ve ihtiyaçlarını karşılamadıkları yolunda herhangi bir kanıt da mevcut değildir. Kendisine bakılmadığı gerekçesi ile sağlığında herhangi bir beyanda bulunmayan ve bu yönde bir dava açarak sözleşmenin iptalini istemeyen murisin, mirasçısının da bu sebeple dava açma olanağı bulunmamaktadır. Belirtilen nedenle sözleşmenin iptali davasının reddine, tescil isteminin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şeklide hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacı-karşı davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle muvazaanında kanıtlanamamış olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nün 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 05.02.2003 gününde, bozmada oybirliği, sebebinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy