(743 S. K. m. 623)
Taraflar arasındaki "aynen ifa ve tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy Asliye 8. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.02.2001 gün ve 1998/650 E- 2001/60 K. sayılı kararın incelenmesi davalı karşı davacı Celal Ü. ve dahili davalı Raziye vekilince istenilmesi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 27.09.2001 gün ve 2001/3637-4165 sayılı ilamı ile; (...Dosyada mevcut tapu kaydına göre; üzerine inşaat yapılan 418, 71 m2 yüzölçümlü 12927 parsel sayılı taşınmaz arsa niteliğinde görülmekte olup bu taşınmazda davanın tarafları ve davaya katılması sağlananlar dışında başka kişilerinde paydaş oldukları görülmektedir. MK.nun 623. maddesi hükmünce, birden ziyade kimseler şayian bir şeye malik olur ve hisseleri bilfiil taksim edilmemiş bulunursa onlar o şeyin hissedarıdırlar ve başka türlü belirlenmedikçe o yerin tümünde eşit pay sahibi sayılırlar. Bu durumda, aynen hüküm altına alınan düzeltme istemi bakımından yapıda kat mülkiyeti kurulmadığı için tapu ile paydaş olan tüm hissedarların davada taraf durumu olması zorunludur. Aksi halde davaya katılması sağlanmadan bunların aleyhine de sonuç doğuracak hüküm kurulamaz. 0 nedenle mahkemece; tapudaki tüm maliklerin davaya katılmaları sağlanmalı davacının düzeltim talebi bunların da huzuru ile incelenerek bir sonuca varılmalıdır. Eksik taraf teşkili ile bu bölüm isteğin yazılı şekilde kabulü bozmayı gerektirir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDENLER : 1-Davalı-karşı davacı Celal Ülker vekili
2-Dahili Davalı Raziye K. vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı-karşı davacı Celal Ülker vekili ve dahili davalı Raziye K. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 22.01.2003 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy