(634 S. K. m. 24) (4721 S. K. m. 683) (818 S. K. m. 256)
Dava: Taraflar arasındaki hakim müdahalesi, elatmanın önlenmesi, tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 12.3.2001 gün ve 2001/1119 E., 313 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 12.6.2002 gün ve 2002/5572-6755 sayılı ilamı ile;
(....Dava dilekçesinde, tapuda depo nitelikli olan bağımsız bölümün penceresinin projeye aykırı olarak kat maliklerinin muvafakati sağlanmadan değişiklik yapılarak vitrin haline getirildiği, deponun yine kat maliklerinin rızası olmadığı halde davalılardan Ö. D.'ye kiraya verilip işyeri olarak kullanıldığı ve bu bağımsız bölüme ait doğalgaz sayacının davacıya ait bağımsız bölümün giriş kapısının üzerine usulsüz monte edildiği, ayrıca depolara ve kapıcı dairesine giden koridorun önüne projeye aykırı kapı yapmak suretiyle kapatıldığı ve su sayacının proje dışı bir yere monte edildiği ileri sürülerek yasaya ve projeye aykırı müdahalelerin önlenmesi ve davalı kiracının tahliyesine karar verilmesi istenilmiştir.
Yerinde yaptırılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu depoya projeye aykırı olarak yaptırılan vitrinin eski hale getirilip pencereye dönüştürüldüğü, ancak, pencere mermer derinliği, projesinde 5 cm iken 21 cm olarak bırakıldığı, doğalgaz sayacının projesindeki yerinde olmakla beraber proje değişikliğiyle daha uygun bir yere alınabileceği ve ileri sürülen diğer hususlarda ise projeye aykırılığın bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece, tapu kaydına göre özel depo nitelikli bu yerin kat maliklerinin rızası olmadan başka amaçla kullanılamayacağı sonucuna varılıp davalı kiracının bu yerden tahliyesine ve ayrıca vitrinin yargılama aşamasında pencere haline dönüştürüldüğü gözardı edilerek vitrinin projedeki gibi pencere haline dönüştürülmesine, doğalgaz sayacının da projeye aykırılık olmadığı halde dava konusu 10 nolu deponun giriş kapısının üstüne tesisat çekilip monte edilmesine ve varit olmayan diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasasının 24. maddesinin 2. fıkrasında kütükte mesken olarak gösterilen bağımsız bölümlerin tüm kat maliklerinin oybirliğiyle verilmiş kararı olmadıkça işyeri olarak kullanılması yasaklanmış ise de, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında kabul edildiği üzere depo nitelikli bağımsız bölümlerin ortak yerlerde projeye aykırı bir değişiklik yapılmadığı sürece işyeri olarak kullanılması kat maliklerinin iznine bağlı değildir. Somut olayda, dava konusu deponun davalı kiracı tarafından ev tekstil ürünleri imalat ve satış yeri olarak kullanılması yasaya aykırılık teşkil etmediğinden, kiracının tahliyesi yönündeki istemin reddi gerekirken tahliyeye karar verilmiş olması yasaya uygun düşmemektedir.
Öte yandan, depodaki pencere yeniden projeye uygun olarak inşa edilmiş olduğuna göre pencereyle ilgili olarak sadece 21 cm olan mermer derinliğinin projedeki gibi 5 cm'ye indirilmesine karar vermekle yetinilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru değildir.
Bundan ayrı, doğalgaz sayacının monte edildiği yerin projeye uygun olduğu bilirkişi raporuyla saptandığına göre bu hususa ilişkin talebin yerinde olmayan gerekçelerle kabulünde de isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 25.06.2003 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy