(2942 S. K. m. 11)
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 12.Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.03.2002 gün ve 2001/1036 E- 2002/170 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin 18.11.2002 gün ve 2002/7921-11358 sayılı ilamı ile; (...Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
Dairece daha önce incelenen İzmir Asliye 12.Hukuk Mahkemesinin 2000/361 Esas, 2000/847 Karar (Dairenin 2001/982 esas) sayılı dosyasında, davaya konu taşınmazla aynı bölgede yer alan 460 ada 4 parsel nolu taşınmaza kıymet takdir komisyonunca 1993 yılında 600.000 TL m2 ve bilirkişi kurullarınca değerlendirmenin yapıldığı 2000 yılında 43.500.000 TL/m2 değer biçilmiş iken; incelenmekte olan bu davaya konu taşınmaz için kıymet takdir komisyonunca 1993 yılında 550.000 TL/m2 ve bilirkişi kurallarınca da değerlendirme tarihi (2001 yılı) itibariyle 353.000.000 TL/m2 değer takdir edilmek suretiyle yüksek değere ulaşılmıştır. Gerek takdir komisyonlarınca, gerekse bilirkişi kurullarınca belirlenen değerler ve değerlendirmeye esas alınan tarihler gözönünde tutulduğunda yukarıda sözü edilen dosyada dava konusu edilen taşınmaza göre kabul edilebilecek üstün bir vasfı da bulunmayan dava konusu taşınmaza biçilen yüksek bedelde isabet olmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu taşınmazın belediyece gecekondu önleme bölgesi olarak sosyal konutlar yapılmak üzere parsellenen, bu haliyle çevresinde yapılaşma yoğunluğu fazla olmayan ve belediye hizmetlerinden de kısmen yararlanan bir yerde olduğu, buna karşılık somut emsal alınan 171 ada 12 parsel sayılı taşınmazın iki kata imarlı, alt yapısı mevcut, konut alanı içinde ve her türlü belediye hizmetlerinden yararlanan bir taşınmaz olduğu saptandığına göre; dava konusu taşınmazın bu emsalin en fazla % 25'i değerinde olabileceği dikkate alınmadan çok daha yüksek oranda bir değer taşıdığının kabulü ile fazla bedele hükmedilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bilirkişi kurullarından yukarıda değinilen hususları gözönünde bulunduran ek raporlar alınıp raporların bozmaya uygunluğu denetlenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle; aynı bölgede aynı kamulaştırma ile ilgili muhtelif mahkemelerden intikal eden dosyalarda, Yargıtay'ın diğer hukuki unsurlar yanında uygulama birliği yönünden de yargısal denetim yapmak durumunda olup, bilirkişi raporlarınca taşınmaza biçilen değerin (özel niteliklerde göz önünde bulundurularak), toplu kamulaştırmaların içinde yer aldığı, kamulaştırma alanındaki diğer taşınmazlar için hükmedilip kesinleşen bedellerle uyumlu olup olmadığının denetlenmesi gerektiğinde duraksama bulunmamasına ve somut olayda bu denetim kapsamında bozma ilamı ile varılan sonuçta açık bir isabet mevcut olduğuna göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davalı temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 15.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy