(4721 S. K. m. 27)
Taraflar arasındaki "adın değiştirilmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 3.5.2002 gün ve 2001/251-2002/68 sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 24.2.2003 gün ve 2003/313-1194 sayılı ilamı ile, (...Davacı12/9/2001 tarihli dava ve 4/12/2001 tarihli tavzih dilekçelerinde;
25/4/1934 olan doğumundan bugüne kadar resmi ve özel işlemlerde adını Ahmet İlhan olarak kullandığını. çevrede de bu adla tanınıp bilindiğini, davalı Nüfus İdaresinin 19/7/2001 tarihinde kendiliğinden Ahmet İlhan olarak düzelttiğini, bu durumun şahsını ve ailesini mağdur ettiğini, böylece kanunun aradığı haklı sebebin bulunduğunu ileri sürerek adının Ahmet İlhan olarak değiştirilmesini istemiş;
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının bilgisi dışında adının Ahmet İlhami olarak değiştirilmesinin tamamen İdarenin hatasından kaynaklandığı ve bunun adın düzeltilmesi davasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı iddiasını ispat için dosyaya ibraz ettiği, 27.5.1934 tarihli doğumunda ve 23.10.1978 ile 30/9/1998 tarihli değişme sebebiyle verilen nüfus cüzdanlarında, pasaportunda, avukatlık ruhsatnamesinde, sürücü belgesinde, SSK Emeklilik kaydında adının Ahmet İlhan olarak geçtiği, gerek ikametgahında gerek nüfusa kayıtlı olduğu yerde yapılan zabıta araştırmalarında bu ad ile tanındığı anlaşılmış, dinlenen tanıklar dahi iddiayı doğrular şekilde beyanda bulunmuşlardır.
Türk Medeni Kanununu 27. maddesine göre, haklı sebebin varlığı halinde adın değiştirilmesi mümkün olup Yargıtay uygulamalarında kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı adı ile anılmayı ve bunu kayden de taşımayı istemesinin haklı sebep teşkil edeceği kabul edilmiştir. Çünkü, herkes tarafınca tanındığı ve çağrıldığı adın yasalara aykırı olmadıkça resmen ve kayden de taşımak hakkına sahiptir.
Bu durumda Mahkemece; yasal bir sakınca da bulunmadığı halde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle reddi doğru bulunmamıştır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, Mahkemece önceki kararca direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan (...) sonra gereği görüşüldü:
Taraftarın karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme karan bozulmalıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK' nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 15.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy