(1086 S. K. m. 429)
Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eskişehir Asliye 3.Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 04.04.2002 gün ve 2001/374 E- 2002/332 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 19.09.2002 gün ve 2002/5334-5892 sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmelerinde diğer davalıların kefil olduğunu borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilip takibe geçildiğini ancak itiraz nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanıp değerlendirilen deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre davanın kısmen kabulü ile davalıların itirazlarının 10.697.628.349 TL. üzerinden iptaliyle takibin devamına, davacı yararına %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundan, davalılar tarafından takip konusu borca ilişkin olarak icra takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce 753.830.000 TL, ayrıca dava tarihinden sonra ise çeşitli tarihlerde toplam 5.613.100.000.TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda dava tarihinden önce yapılan ödemenin mahsup edilerek davanın açılması gerekirken bu yönün dikkate alınmaması doğru olmadığı gibi, dava tarihinden sonra icra dosyasına yapılmayan harici ödemelerin infazda dikkate alınması şeklinde mahkemece hüküm kurulması da doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalılar vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 12.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)