(1163 S. K. m. 19)
Taraflar arasındaki "kooperatifin üyelik kaydının kısmen iptali ve alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 11.10.2001 gün ve 2001/396 E- 789 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.02.2002 gün ve 2002/860-1936 sayılı ilamı ile; (...Aynı kooperatife taraflar ortak olmuşlar, biri dükkan biri de ev sahibi olmuştur. Tarafların dairede ortak oldukları hususu ispat edilmemiştir. Davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava katkı nedeniyle konut yapı kooperatifindeki davalıya ait hissenin ½ nispetinde davacı adına kayıtlanması, bu mümkün olmadığı taktirde dava günündeki bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin öğretmen olup 1981 yılında davalı ile evlendiğini, evlilik birliğinin devamı sırasında 1986 yılında İzmir - Narlıdere 6358 ada 2 nolu parseldeki A-blok 3 nolu daire için S.S. K... Konut Yapı Kooperatifine davalı ile birlikte üye olmak istediğini, ancak o sırada müvekkillinin aynı kooperatifte dükkan hissesi olduğu için zorunlu olarak davalı adına üyelik işlemlerinin yapıldığını, davalının daire tamamlandıktan sonra tapunun müvekkili üzerine çıkarılacağını vaat ettiğini, müvekkilinin bu daireyi alabilmek için ziynet eşyalarını bozdurarak peşinatını ödediğini, 1986 - 1994 yılları arasındaki ödemelerin taraflarca müştereken karşılandığını, evin tesliminden sonra eksikliklerinde müvekkilince tamamlandığını, tarafların sonradan boşandıklarını, davacının halen bu dairede oturduğunu belirterek, davalı adına kayıtlı bulunan kooperatif hissesinin ½ nisbetinde davacı adına kayıtlanmasını, mümkün olmadığı takdirde daire bedelinin ½'sine tekabül eden meblağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı üyelik kaydının 1986 yılında kendisi adına oluşturulup, tüm ödemelerin kendisi tarafından yapıldığını, davacının iddiasının aksine davacı adına olan dükkan hissesinin kendisinin üye olmasından 6 yıl sonra 1992 yılında oluştuğunu, evlilik birliği süresince bir konut üyeliğinin kendisi adına, bir dükkan üyeliğinin de davacı adına alındığını, konut üyeliği için tüm ödemelerin kendisi tarafından yatırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkemece tanık ifadeleri, kayıt ve belgeler, kesif bilirkişi raporları, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını nazara alarak kura sonucu davalıya isabet eden dairenin edinilmesinde davacının %55, davalının %45 katkılarının bulunduğunu, davacının talebi ½ olduğundan taleple bağlı kalınarak, davalı adına kayıtlı bulunan S.S K... Yapı Kooperatifi 3 nolu dairedeki ½ üyelik kaydının davacı, adına kooperatif kayıtlarına işlenmesine karar vermiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine, karar özel dairenin 10.04.2001 gün ve 2001/2006-5653 sayılı kararı ile " a) Kooperatifler Kanununun 19. maddesi uyarınca bir kooperatif payı ve bu paya bağlı haklar için kooperatife yalnızca bir ortak alınabilir. Kooperatif payının bir bölümünün devri mümkün değildir. Bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. b) Dava terditli açılmış tescilin mümkün olmaması halinde değere hükmedilmesi talep edilmiştir. Mahkemece; istenilen miktarın açıklattırılması, gerektiğinde nisbi harcın ikmal ettirilmesi, delillerin bu çerçevede değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan hususun dikkate alınmaması da usul ve yasaya aykırıdır. " gerekçesi ile bozulmuştur.
Yerel mahkeme bozmaya uymuş, açıklanan dava değeri üzerinden harç ikmal ettirilmiş ve bilirkişi raporlarına, tanık beyanlarına, dosyadaki bilgi ve belgelere dayanarak direnmeye esas olan 11.10.2001 günlü kararla ½ payın karşılığı 4.535.000.000 TL. nin faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermiştir.
Temelde yerel mahkeme ile özel daire arasındaki uyuşmazlık, tarafların kooperatif hisselerine katkıları ve bu katkının tasfiyesi sonucu alacak miktarının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Toplanan delillere göre iki tarafta öğretmen olup, gelir düzeyleri birbirine yakındır. Evlilik birliği içerisinde bir daire ve bir dükkan hissesi yönünden kooperatife ortak kazançlarla ödemeler yapılmıştır. Tarafların bu katkıları sebebiyle birbirlerinden alacaklı oldukları miktarın belirlenmesi için dairenin dava tarihindeki değeri yapılan keşif sonucu belirlenmiş, ancak davacı adına kayıtlı dükkan hissesi yönünden keşif yapılarak değeri saptanmamıştır.
Şu halde; mahkemece yapılacak iş, davacı adına olan dükkan hissesinin değerinin de keşif yapılarak dava tarihi itibarıyla belirlenmesi, dairenin önceden saptanan değeri de dikkate alınarak, davacının daireye fazladan yaptığı katkısı varsa bu miktara hükmetmekten ibarettir.
Açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 14.05.2003 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy