(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 24)
Taraflar arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 27.09.2002 gün ve 2001/1358 E- 2002/948 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 16.01.2003 gün ve 2002/14261-2003/349 sayılı ilamı ile; (...1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacının temyizine gelince;
Davalının, 1997 yılında davacı aleyhine açtığı Borçlar Kanununun 49. ve Medeni Kanunun 24. maddesine dayanan 1997/223 esas sayılı tazminat davasının kabul edildiği ve kadın lehine sözü edilen davada (3.000.000.000 TL.) manevi tazminata hükmolunduğu, kararın 19.06.1998 tarihinde kesinleştiği; yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmiş bulunan inceleme konusu bu davada ise Türk Kanunu Medenisinin 143. maddesi gereğince hükmedilen 10.000.000.000 TL. (maddi-manevi) tazminatı da davalının davacıdan 22.03.2002 tarihinde defaten tahsil ettiği bu suretle davalının elinde tazminatlar nedeniyle nakit paranın bulunduğu davalı adına kayıtlı Silifke-Kabızlı'daki iki dairenin değerinin de (50.000.000.000 TL) olduğu, bu dairelerin her birinin kiraya verildiği takdirde 120.000.000'ar lira kira geliri getireceği yapılan araştırma ve bilirkişi İncelemesi ile saptanmıştır. Sözü edilen bu varlıklar karşısında davalının boşanma sonucu yoksulluğa düştüğü kabul olunamaz. İsteğin reddi gerekirken davalı lehine yoksulluk nafakasına hükmolunması doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle yoksulluk nafakası yönünden bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacı vekilleri
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 10.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy