(4721 S. K. m. 182, 336) (YHGK. 24.03.2004 T. 2004/2-170 E. 2004/168 K.)
Dava: Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 22.5.2002 gün ve 2000/514-441 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 11.11.2002 gün ve 11297-12094 sayılı ilamı ile,
(...1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Çocukların fikri ve bedeni gelişmeleri yönünden birbiri ile dayanışmaları ve yardımlaşmaları gerekil olup, ayrı kalmaları doğru olmayıp;
Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde ana bakım, şefkatine muhtaç H., Y ve S.'nın Türk Medeni Kanunu'nun 182, 336/2. maddeleri uyarınca babanın velayetine bırakılması usul ve kanuna aykırıdır...) gerekçesiyle müşterek çocuklar Halil İbrahim, Yunus ve S.'nın velayetleri yönünden bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle çocukların fikri ve bedeni gelişmeleri yönünden, birbirleri ile dayanışmaları ve yardımlaşmaları gerekli olup zorunlu kalmadıkça kardeşleri birbirinden ayırmamak gerekir.
Çocukların ananın bakım ve şefkatine muhtaç olması yanında, ana ile kalmalarının bedeni, fikri ve ahlaki gelişmelerine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı hiçbir delil bulunmadığından, Türk Medeni Kanunu'nun 182, 136/2.maddeleri uyarınca Hail İbrahim ve Yunus'un babanın velayetine bırakılması, S.'nın ise vesayet altına alınıp bir kuruma yerleştirilmesi çocukların yararına olmadığına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 10.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy