(864 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki nüfus kaydı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bala Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 12.2.2002 gün ve 347-20sayılı kararın incelenmesi davacılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.9.2002 gün ve 9206-9991 sayılı ilamı ile; (...Toplanan delillerden; Dayalının annesi 1318 doğumlu H.'nin 25.03.1340 ta evlenerek Osman Karakaya'nın hanesine gitmiş, E. B.'ın 15.05.1926 da O. K. ile H.'nin bu evliliği içerisinde dünyaya geldiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacılar vekilleri
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, evlenmenin butlanı ve nüfus kaydının düzeltilmesi isteminden ibarettir.
Davacı, murisleri H.O.'ın 17.12.1336 (1920) tarihinde ikinci eş olarak davalının annesi H. ile evlendiğini, H. O.'ın 1927 (1343) tarihinde öldüğünü, H.'nin 25.3.1340 tarihinde O. K. ile evlendiğini, bir kadının aynı anda iki erkekle evlenmesinin mümkün olmadığını, davalının dedeleri H. O'ın ölümünden bir sene sonra 3.6.1928 tarihinde, (15.5.1926 tarihinde) doğduğu ve babasının murisinin H. O. olduğu beyanıyla nüfusa kaydedildiğini, davalının annesinin kaydının hukuken imkansız ve mutlak butlanla batıl olduğunu, bu nedenle evlenmesinin mutlak butlan nedeniyle iptaline, davalı E.'nin nüfus kaydının da düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin H. O. ile H.'nin müşterek çocuğu olduğunu, iddiaların gerçek dışı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davalı E.'nin annesi H.'nin H.O.B. ve O. K. ile aynı zamanda evli gözükmesinin davalı E.'nin H. O. B.'ın kızı olmadığını göstermeyeceği, aynı şekilde E.'nin doğumundan iki sene sonra ve H. O.'ın ölümünden sonra nüfusa kaydedilmesinin de bu sonucu değiştirmeyeceği, bilirkişi raporları ile de aksi sonuca varılamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak kurduğu hüküm, Özel Dairece yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuş, mahkeme önceki kararında direnmiştir.
Yerel mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık; Dosyadaki delil durumuna göre, davalı E.'nin H. O. B.'ın kızı olmayıp, annesi H.'nin ikinci eşi O. K.'nın kızı olduğunun kanıtlanıp kanıtlanmadığı noktasındadır.
Dosya kapsamına göre, muris H. O. B.'ın önce S. kızı A. ile evlendiği ve bu evlilikten F. (1916-1976), Rafia (1320-1964), A. (1325-1328) ve N. (1328-1987) isimli çocukları olduğu, davacıların H. O.'ın F.'dan olma torunları olduğu, muris H. O.'ın nüfus kaydına göre 17.12.1336 (1920) evlenme defteri kaydına göre 20.12.1339 (1923) tarihinde H. ile evlendiği, muris H. O.'ın 1291 doğumlu olup, 4.8.1927 tarihinde öldüğü, H.'nin 25.3.1340 (1924) tarihinde O. K. ile evlendiği, H. ile O. K.'nın bu evliliğinden 25.4.1927 tarihinde F. 2.2.1936 tarihinde M. isimli çocukları olduğu, E.'nin ise 3.6.1928 yılında yani H. O.'ın ölümünden bir yıl sonra ve H. ile O. K. ile evliliği içinde, 15.5.1926 tarihinde, yine kayıtlara göre H.'nin O. K. ile evlenmesinden sonraki bir tarihte H. ile H. O.'ın kızı olarak nüfusa kaydedildiği anlaşılmaktadır.
864 sayılı Kanunu Medeninin Sureti Meriyet ve Şekli Tatbiki Hakkındaki Kanunun 9.maddesi gereğince, 743 sayılı Kanunu Medeninin yürürlüğe girmesinden önce (4.4.1926 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.) eski kanuna göre aktedilmiş olan evlenmeler yeni kanun karşısına dahi geçerli olup, eski kanun zamanında son bulmuş evlenme işlemi de yeni kanun karşısında geçerliliğini koruyacağından, bu evliliğin butlanı istenemez.
Somut olayda; H.'nin H. O. B. ile evliliği 20.12.1923 tarihli olup, eski kanun hükümlerine göre son bulmuş olduğu anlaşılmakla 25.3.1924 tarihinde H., O. K. ile evlenmiştir. Öyle ki, H. ile O. K.'nın evlilik içinde gözüken kızları F.'nın doğum tarihinin 25.4.1927 olması ve bu tarihte dahi henüz H. O. B.'ın sağ olması bu kabulü daha da güçlendirmektedir. E. ise, bu durumda, H.'nin H. O. B. ile evliliğinin sona ermesinden ve H.'nin O. K. ile evlenmesinden sonra, son ikisinin evliliği içinde dünyaya geldiği, ancak H. O.'ın ölümünden sonra onun üzerine kaydedildiği sonucuna varılmaktadır.
Tanıkların aksi yöndeki beyanlarına ise, yaşları ve E.'nin doğum tarihi göz önüne alındığında, bilgilerinin görgüye dayalı olmadığı yer ve zaman belirtmediğinden itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, davacının evlenmenin butlanına ilişkin istemine ilişkin yerel mahkemece bir hüküm kurulmaması ve E.'nin nüfus kaydının düzeltilmesi yönündeki istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle bozulması gerekir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 17.12.2003 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy