(743 S. K. m. 639) (6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Taraflar arasındaki "tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 6.2.2001 gün ve 1999/171-2001/46 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 1.10.2001 gün ve 5713-6907 sayılı;
( ...Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Ekincik Köyü Ova mevkiinde bulunan bir parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 639. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, A ile belirtilen 736.63 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacılar adına tapuya tesciline, 704 sayılı parselin içinde kalan kesim yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı yönetimler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 639. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1988 yılında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1953 yılında yapılmış ve ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Paftanın düzenlenme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, toplanan kanıtlara ve kadastro mahkemesinin 29.12.1997 tarih ve 1996/25-146 sayılı taraflar arasında H.U.M.Y.'nın 237. maddesi gereğince kesin hüküm teşkil eden orman tahdidine itiraz, iptal ve zilyetliğin tespitine ilişkin davada temyize konu 736.63 m2'lik taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu saptanmış bulunduğuna göre davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anılan mahkeme kararı ile kesinleşmiş olmasına rağmen yüzölçümü itibariyle küçük olan taşınmaz üzerinde 4 adet 80 yaşlı kızılcam, 3 adet 25-30 yaşlı selvi, 2 adet keçiboynuzu, 1 adet 50 yaşlı menengiç ağaçlarının varlığı tarım uzmanı bilirkişi tarafından sunulan raporda özetlenmiş, imar ihyanın ise küçükbaş hayvancılığı yapılarak tamamlandığı bildirilmiştir. Oysa taşınmazın belirlenen niteliği ve bitki örtüsüne göre imar-ihyadan söz edilemez. Kabul edilen küçükbaş hayvancılığı şeklindeki zilyedlik, taşınmaz üzerinde fiili bir egemenlik ifade eden ekonomik amacına uygun ve M.Y.'nın 639. maddesinde belirtilen kazanım sağlayan bir zilyedlik değildir. Bu sebeple davacı adına tescile karar verilen A bölümü hakkında da mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
1- Yukarıda 1. bende açıklanan nedenlerle davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine,
2- 2. bendde açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına oybirliği ile karar verildi... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy