(4692 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 3. İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 17.12.2002 gün ve 2002/111-755 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 6.3.2003 gün ve 1185-1718 sayılı ilamı ile,
(...26.6.2001 tarihli 4692 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin 3. fıkrası, 2.7.1971 tarihli 1479 sayılı Kanuna göre 4.10.2000 tarihinden önce Kuruma kayıt ve tescil edildiği halde kayıt ve tescil tarihinden itibaren 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanlar ile beş yıl ve daha fazla süre ile prim ödemeyenlerin bu sürelere ilişkin prim borçları, sigortalının bulunduğu gelir basamağının 31.7.2001 tarihinden geçerli olan prim tutarları üzerinden hesap ve tahsil edilir hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davacının 15.1.1986-7.6.1995 tarihleri arasında aralıklarla beş yıldan az prim borcu olsa dahi beş yıldan fazla süre ile hiç prim ödememiştir. Bu durumda, mahkemenin 4692 sayılı Yasanın hükümlerini göz ardı edip, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle somut olayda davacının 15.1.1986-7.6.1995 tarihleri arasında aralıklarla beş yıldan az prim borcu olsa dahi 27.8.1990-31.8.2001 tarihleri arasında beş yıldan fazla süre ile hiç prim ödemesi bulunmamasına göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 05.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy