(506 S. K. m. 60) (1111 S. K. m. 78) (5434 S. K. Ek m. 8)
Dava: Taraflar arasındaki kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kocaeli 2. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 24.4.2003 gün ve 737-192 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay Yirmibirinci Hukuk Dairesinin 8.7.2003 gün ve 4864-6778 sayılı ilamı ile;
(...Davacı, müteveffa eşinin 5.7.1978-8.6.1980 tarihleri arasında askerlikte geçen toplam 1 yıl, 11 aylık sürenin borçlanılarak priminin ödenmesine rağmen bilahare Kurumca hava değişiminde geçen ve muvazzaf askerlik süresinden sayılmayan 3 aylık sürenin borçlanılamayacağı yolundaki Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitini istemiştir.
Askerlik süresince de geçerli sayılan 20 aylık muvazzaf askerlik süresinin borçlanabileceği hususu çekişmesizdir. Uyuşmazlık askerliği sevk ve terhis tarihleri arasında hava değişiminde geçen sürelerinde 506 sayılı Yasanın 60/F maddesi uyarınca borçlanıp borçlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 78. maddesinde hava değişimi raporlarının; sadece 3 ayının muvazzaf hizmetten sayılacağı belirtilmiş muvazzaf askerlik hizmeti de 20 ay olarak belirlenmiş olup 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun borçlanma ile ilgili Ek 8. maddesinde muvazzaf ve ihtiyat askerlik hizmetlerinden hastalık ve cezai sebeple uzayan süreler için borçlanma yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu durumda davanın reddi yerine, 20 ayı geçer şekilde hava değişiminde geçen 3 ayında borçlanılabileceğinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
.) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 17.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy