(4721 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki kira tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.12.2002 gün ve 2002/43 E. 1101 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 13.03.2003 gün ve 2003/2519-2712 sayılı ilamıyla;
(...Davada, 01.01.2002 tarihinden başlayan döneme ilişkin yıllık kira parasının tespiti istenmiştir. Mahkemece endeks uygulamasına göre 1.994.850.000 lira kira parasına hükmedilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesi 01.01.1997 başlangıç tarihli olup 1 yıl sürelidir.
Şartlar değişmediği ve özel gelişmelerin varlığı iddia ve ispat edilmedikçe kira sözleşmesinde olağan rayice uygun olarak kararlaştırılan kira parasına Toptan Eşya Fiyat Endeksinin (TEFEnin % 65i aştığı dönemlerde %65 ile sınırlı olarak) 3 yıl için (ard arda 3 defa) artırımı esas alınarak bulunacak kira parasının o dönemin hak ve nesafet kurallarına uygun ve aşırı olmayan bir kira parası olduğu ilke olarak kabul edilmektedir. 3 yıldan sonra ise yeniden hak ve nesafete uygun kira parası tespit edilecektir.
Taraflar arasında kira ilişkisinin başladığı 01.01.1997 tarihinden bu yana hak ve nesafet ilkesi yönünden uygulama yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır.
O halde mahkemece yapılacak iş; hak ve nesafet ilkesine uygun tespit yapılıp yapılmadığını araştırmak; şayet böyle bir tespit var ise şimdi olduğu gibi endeks uygulamak suretiyle, aksi halde yani daha önce (geçen 3 yıl içinde) hak ve nesafete uygun bir bedel belirlenmemiş ise bilirkişi raporu dikkate alınarak hak ve nesafete göre bir kira parası tespit etmek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kira parasının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı, 01.01.2001 tarihinden başlayan dönemde yıllık kira parasının 1.209.000.000 TL. olduğunu beyanla 01.01.2002 tarihinden başlayacak dönemde 2002 yılı yıllık kira bedelinin 4.000.000.000 TL. olarak tespitini talep etmiştir.
Mahkemenin endeks uygulamasına göre 2002 yılı yıllık kira parasının 1.994.050.000 TL. olarak tespitine dair verdiği karar yukarıda gösterilen nedenle bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre, şartlar değişmediği ve özel gelişmelerin varlığı iddia ve ispat edilmedikçe kira sözleşmesinde olağan rayice uygun olarak kararlaştırılan kira parasına Toptan Eşya Fiyat Endeksinin (TEFEnin % 65i aştığı dönemlerde % 65 ile sınırlı olarak) 3 yıl için (ard arda 3 defa) artırımı esas alınarak bulunacak kira parasının o dönemin hak ve nesafet kurallarına uygun ve aşırı olmayan kira parası olduğu ilke olarak kabul edilmektedir. 3 yıldan sonra ise yeniden hak ve nesafete uygun kira parası tespit edilecektir.
Ne var ki, somut olayda bu ilkenin uygulanması mümkün değildir.
Zira dosyaya ibraz edilen 01.01.1997 başlangıç tarihli kira sözleşmesi 1 yıl süreli olup 1997 yılı yıllık kira parası 120.000.000 TL.dir.
Daha sonra taraflar, 01.01.2001 tarihinden başlayan dönemde yıllık kira parasını endeks artışı üzerinde 1.209.000.000 TL. olarak kararlaştırmışlar ve davalı kiracı bu bedeli ödemiştir. Davacı bu kira bedelinin emsallere uygun olmadığını da iddia etmemiştir. Başka bir ifadeyle 01.01.1997 tarihinden bu yana ödenen bu kira bedelinin hak ve nesafet ilkesine uygun bulunmadığı ileri sürülmemiştir.
Tarafların birleşen iradeleri ile 01.01.2001 tarihinde oluşan kira bedelinin hak ve nesafete uygun bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Bu nedenle artık, 1997 ila 2002 yılları arasında hak ve nesafet ilkesi yönünden bir araştırma ve uygulama yapmaya gerek bulunmamaktadır.
Yukarıda anlatılan bu somut olayın özelliğine göre Özel Dairenin bozma ilamında yazılı ilkesinin burada uygulanması gerekli görülmemiştir.
Bu nedenle direnme kararı onanmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.11.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy