(2577 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki tespit ve terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mardin Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davada görevsizliğe dair verilen 07.03.2002 gün ve 2001/562-2002/92 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 16.09.2002 gün ve 2002/5019-9441 sayılı ilamı ile;
(...Davacı kendisine ait 47 AP 314 plakalı tankerin 5.4.1993 tarihinde Irak'ta trafik kazası sonucu yandığını, Emniyet Müdürlüğü'ne başvurarak aracın hurdaya çıkarılmasını istediğini, ancak arabanın dosyasında satılmaz ve yakalama şerhleri bulunduğu gerekçesiyle bu istemin reddedildiğini belirterek, davacı adına kayıtlı bu aracın 5.4.1993 tarihinden itibaren yandığının tespiti ve trafik kaydının silinmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece adli yargı mahkemelerince idareyi bir işlem yapmaya zorlayıcı nitelikte tespit kararı verilmesinin ve idarenin yerine geçerek bir işlem yapılmasının olanaksız olduğu, idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin davacının trafik kaydının silinmesi istemi yönünden idari yargının görevli olduğuna ilişkin kararı doğru ise de; aracın yandığının tespiti istemine ilişkin olan istem bir olgunun belirlenmesine ilişkin olduğundan bu istem içinde görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Şöyle ki, aracın yandığının tespiti bir hukuki olgunun belirlenmesine ilişkindir. Bu konuda adli yargı yetkilidir. Yerel mahkemece tespite ilişkin istemin esasının incelenmesi gerekirken bu istek için de görevsizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 19.03.2003 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy