(818 S. K. m. 49, 50)
Dava: Taraflar arasındaki Manevi Tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.12.1998 gün ve 1998/467-1008 sayılı kararın incelenmesi davalı Muhsin Yazıcıoğlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.6.1999 gün ve 1999/3227-6292 sayılı ilamı ile,
(...Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2. Dava yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat davasıdır. Davalı Göktuğ Elektronik Yayıncılık Sanayi Ticaret ve İşletme A.Ş. nin sahibi bulunduğu Flaş TV'de davalı M. Y.'nun 20.7.1997 tarihinde yaptığı konuşmada davacıların kişilik haklarına saldırı olduğu iddiası ile manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili dava edilmiş, mahkemece davalı M. Y. yönünden dava kısmen kabul edilmiş, diğer davalı şirket hakkında ise TV nin olayı haber olarak verdiği, herhangi bir yorum yapmadığı gerekçesi ile davayı reddetmiştir. Oysa bu davalı diğer davalı M. Y.'nun konuşmalarını kamuoyuna duyurmakla diğer davalı ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu konumuna düşmüştür. Müteselsil borçlulardan birinin ödeme yapması durumunda payından fazla ödediği miktar için diğer sorumluya rücu eder. (Borçlar Kanunu madde 50) Şu durum karşısında davalı şirket hükmedilen tazminattan dolayı diğer davalı ile müteselsil sorumlu olduğu halde yazılı gerekçe ile davalı şirket hakkındaki davanın reddi kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Mahkemece 500.000.000 lira manevi tazminatın yanında karar özetinin tirajı yüksek bir gazetede yayınlanmasına da karar verilmiştir. Gerek aradan uzun zaman geçmiş bulunması ve gerekse hüküm altına alınan tazminat miktarı gözetildiğinde yayın talebinin reddedilmemiş bulunması da bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı M. Y. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 03.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy