(2942 S. K. m. 11/8-g)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, bozma üzerine direnme yoluyla; Pendik Asliye 1.Hukuk Mahkemesinden verilen 22.5.2001 gün ve 2002/270 E. 317 K.sayılı kararın bozulmasını ve Daireye gönderilmesini kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'ndan çıkan 27.11.2002 gün,2002/5-802 Esas, 1033 karar sayılı ilamın, karar düzeltilmesi yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; Hukuk Genel Kurulu'nca dilekçe, düzeltilmesi istenen ilam ve dosyadaki ilgili bütün kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız elkoyma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, dava konusu Pendik Doğu mahallesi 836 Ada 24 parsel sayılı taşınmazına davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından kısmen yol ve tretuvar yapılmak suretiyle kamulaştırması el konulduğunu ileri sürerek 283.850.000.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, davacının taşınmazı 27.10.2000 tarihinde 153 milyar TL bedel karşılığında iktisap ettikten sonra aynı gün eldeki davayı açtığını,taşınmazın kendi satışı en iyi emsal olduğundan diğer emsallerle birlikte kendi satışının da değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin;dava konusu taşınmazın değerini re'sen getirtilen emsallerle mukayese sonucu belirleyen bilirkişi raporunu esas alarak davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar, Özel Dairece "Arsa niteliğindeki taşınmaza en iyi emsalin değerlendirme tarihi ile aynı tarihte yapılmış kendi satışı olması sebebiyle, taşınmazın davacı tarafından üçüncü şahıstan alınmış bedeline hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Özel Daire ile Yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık; Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilirken, kendi satışının en iyi emsal olarak kabul edilmesinin gerekip gerekmediği, somut olayda taşınmazın davacı tarafından değerlendirme tarihi ile aynı tarihte alınmış bedeline hükmedilip hükmedilemeyeceği,
Noktalarında toplanmaktadır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11.maddesinin 8.fıkrasının ( g ) bendi uyarınca, arsa niteliğindeki taşınmazların, kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin saptanması ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak dördüncü fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranı ayrı ayrı belirtilip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek, kamulaştırma bedelinin tespiti gerekir.
Anılan yasal düzenlemeye paralel olarak uygulamada taşınmazın kendi satış değerinin, diğer emsal satışlarla birlikte değerlendirilerek bedel tespiti cihetine gidilmesi ilke olarak benimsenmiştir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 23.3.1977 gün, E.1976/5-170,K1977/198 )
Diğer taraftan taşınmazın üçüncü şahıstan satın alındığı tarihten makul süre sonra değerlendirme yapılması durumunda diğer emsallere itibar edilmeksizin kendi satışının emsal alınıp alınamayacağı tartışılabilir.
Olayımızda dava konusu taşınmaz mal, davacı tarafından 27.10.2000 tarihinde 153 milyar bedel karşılığında satın alınmış ve aynı gün idare aleyhine tazminat davası açılmıştır.
Kamulaştırmasız elkoyma nedeniyle tazminat davalarında taşınmaza el koyma günündeki niteliklerine göre, dava tarihi esas alınarak değer biçilir.
Somut olayın özelliği itibarıyla, taşınmaz davacı tarafından değerlendirme tarihi ile aynı tarihte satın alındığından, en iyi emsalin kendi satışı olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan nedenlerle düzeltilmesi istenen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme istemi reddedilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlere göre,HUMK.nun 440.maddesinde yazılı sebeplerden hiç birisine dayanmayan ve yerinde olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, 3506 sayılı Yasa'nın 4.maddesinin b-1 fıkrası hükmüne göre takdiren ( 86.000.000 ) lira para cezasının ve ( 16.090.000 ) lira haran düzeltme isteyenden alınmasına, peşin harcın mahsubuna,5.3.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI :
Hukuk Genel Kurulu'nun 27.11.2002 gün E.2002/5-802, K.2002/1033 sayılı kararında açıklanan karşı oy yazısı doğru bulunduğundan, karar düzeltme talebinin kabulü ile mahkeme kararının onanması gerekir.
Full & Egal Universal Law Academy