(1086 S. K. m. 87)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.9.2001 gün ve 1999/972-2001/819 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2.4.2002 gün ve 596-7797 sayılı ilamı ile,
(...Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor yasa hükümlerine uygundur. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava dilekçesinde istem sınırlandırılarak m2 için 170.000.000 TL. üzerinden 3.340.500.000 TL. talepte bulunmuştur. Davanın kısmi olarak açıldığına dair dilekçede bir açıklık mevcut değildir. Davacı dava dilekçesindeki istemiyle bağlıdır. Anayasa Mahkemesince HUMK'nun 87. maddesinin son fıkrasının iptal edilmiş olması da davacıya kısmi dava açmadıkça yeni bir hak vermez.
Diğer taraftan dava konusu taşınmazın yüzölçümü ve kamulaştırmasız el atılan bölüm dikkate alındığında arta kalan bölümde değer azalışının kabul edilmesi de mümkün değildir. Bu bilgilerin ışığı altında:
1- Dava dilekçesindeki 19.65 m2'lik bölüm için istenen ve m2 için 170.000.000 TL. olarak sınırlandırılan taleple bağlı kalınarak 3.340.500.000 TL'ye hükmetmek gerektiği gözetilmeden fazlaya karar verilmesi,
2- Dava dilekçesinde dava konusu bölüm 19.65 m2'dır. Mahallinde yapılan keşifte el atılan kısım 22.59 m2 olarak tespit edilmiştir. Dosya arasında mevcut bilirkişi fen memuru tarafından düzenlenen krokiye 19.65 m2'lik bölüm işaret ettirilerek bu bölüm için tapudan terkin kararı vermek gerekirken dava dışı 2.94 m2'lik bölümünde davacı idare üzerindeki tapusunun iptaliyle terkin kararı verilmesi, doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA ve gerekli ilam temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına 12.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy