(2981 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 29. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.11.2001 gün ve 765-709 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 27.5.2002 gün ve 5821-11923 sayılı ilamı ile; (...Dava, imar uygulaması sırasında olduğu gibi bırakılmayan bina ve ağaç bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Davaya konu teşkil eden ağaçlara değer biçilmesinde ve ağaç bedelinin artırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Davacıya 2981 sayılı Kanunun 3290 sayılı Kanunla değişik 13/b maddesine göre gecekondusu ve işgal ettiği alana karşılık 31880 Ada, 3 parselden 170 m2 arsa verildiği ve 18.02.1994 tarihinde tescil edilip tapusunun verildiği Keçiöeren Belediye Başkanlığının 13.06.2001 günlü yazısından, dosyada mevcut tapu tahsis belgesinden ve tapu kaydından anlaşılmaktadır. Bu durumda davacıya binanın enkaz bedelinin ödenmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden bina bedeline hükmedilmesi,
2- Kabule göre de;
a) El koyma günü yerine dava tarihinden itibaren faizin hüküm altına alınması,
b) Dava tarihi 17.11.2000 olduğu halde, hüküm fıkrasının birinci bendinde, faiz başlangıcı kabul edilen dava tarihinin 31.05.2000 olarak gösterilmesi, doğru görülmemiştir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle aynı ilkelerin 12.3.2003 gün ve 2003/5-138 Esas, 123 sayılı Hukuk Genel Kurulu kararında da vurgulanmış olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 17.12.2003 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy