(1086 S. K. m. 186)
Dava: Taraflar arasındaki şufa davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Alanya Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 19.07.2002 gün ve 1998/343-2002/537 s. kararın tetkiki Davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 13.01.2003 tarih ve 2002/8260-2003/36 s. ilamı ile,
(...Dava, şufalı payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkeme, şufaya konu satışın iptal edilmesine karar verilmiş olması karşısında davanın konusu kalmadığından reddine karar vermiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 3/5 oranında paydaş olduğu taşınmazın 1/5 payının paydaşı olan Ümit Yavuz'un bu payı 30.4.1998 gününde 250 milyon TL'ya davalıya sattığını, davacının bu payı almak istediğini belirterek payın iptali ile davacı adına tescilini istemiş; taşınmazda sair 1/5 paya sahip olan Mustafa Toksöz de şufa talebi ile davaya müdahil olmuştur. Davalı, davaya cevaplarında payın gerçekte kendisine 26.000.Mark'a satıldığını, tapuda düşük gösterildiğini, davacıların da bunu bildiğini ve düşük bedelle almak istediklerini, taşınmazın kendisi satın almadan önce zeminde paylaşılıp, kendisinin de belirli bir yer aldığını, davacıların kötü niyetli olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava konusu 1/5 pay davalıya 30.4.1998 gününde satılmış, şuf'a davası ise 27.5.1998 gününde açılmıştır. Yargılama sırasında davalı Alanya 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı dava ile önceki paydaş Ümit Yavuz tarafından kendisine yapılan ve şufa davasına konu edilen pay satışının iptalini ve bu satış sebebiyle ödemiş olduğu 26.000.Mark satış bedelinin kendisine iadesini istemiş, sonuçta davası kabul edilip şuf'aya konu satışın iptal edilmesine ve satış bedeli olan 26.000.Mark'ın kendisine ödenmesine karar verilmiş ve 27.3.2002 gününde onanan bu karar, 19.6.2002 gününde kesinleşmiştir. Kesinleşen bu kararla şuf'aya konu edilen pay, önceki malik olan satıcı Ümit Yavuz'a geri dönmüştür. Bu halde şuf'a davasının davacısının, HUMK. nun 186. maddesi gereğince, seçimlik hakkı doğmuştur. Bu husus dikkate alınarak davacıya, seçimlik hakkının hatırlatılması gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması icap etmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici sebeplere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Bu sebeple direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istem halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 03.12.2003 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy