(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 5.İş Mahkemesi'nce davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen 9.5.2002 gün ve 219-294 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 11.9.2002 gün ve 15876-14520 sayılı ilamıyla; (...Ek dava ile hüküm altına alınan miktarlar için ek dava tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken ilk dava tarihinden yürütülmesi hatalıdır. Çünkü ilk kısmi dava ek dava konusu miktarlar için temerrüt oluşturmaz. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Karar: Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 25.1.2001 tarihinde açtığı ilk kısmi davada kıdem tazminatı, kıdem tazminatı faizi, kreş yardımı, geç ödenen ücret alacağı faizi, ilave tediye, ilave tediye alacağı faizi, akti ikramiye, akti ikramiye alacağı faizi, ücret alacağı, ücret alacağı faizi, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, manevi tazminat ve kat sayı farkı alacağının ödetilmesini, kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi, diğer alacaklara yasal faiz uygulanmasını talep etmiştir. Bilirkişi davacının davadan önce 12.1.2000 tarihli dilekçesi ile işvereni temerrüde düşürdüğünü belirterek kıdem tazminatı dışındaki alacaklar için 12.1.2000 tarihinden dava tarihine kadar birikmiş faiz alacağını hesaplamış, mahkemenin bilirkişi raporunu kabul ederek, talep gibi 1.000.000 TL. kıdem tazminatı, 1.000.000 TL. kıdem tazminatı faizi, 500.000 TL. ücret gecikme faizi, 125.000 TL. ikramiye, 125.000 TL. ikramiye alacağı faizi, 250.000 TL. ücret alacağı faizi olmak üzere 4.000.000 TL. nın ödetilmesine, fazla hakların saklı tutulmasına, kıdem tazminatına dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi, faiz alacağı dışında kalan alacaklara dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, diğer alacaklara ilişkin talebin reddine dair verdiği karar taraf vekillerinin temyiz itirazları reddedilerek 9.Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir.
Davacı daha sonra 22.1.2002 tarihinde açtığı direnmeye konu ek davada, her türlü talep ve dava hakkı saklı olmak üzere önceki davada bilirkişi raporu ile belirlenen ve mahkemece uygun görülerek derecattan geçerek kesinleşen bakiye kıdem tazminatı, kıdem tazminatı faizi, kreş yardımı, geç ödenen ücret alacağı faizi, ilave tediye, ilave tediye alacağı faizi, ikramiye, ikramiye alacağı faizi, ücret alacağı, ücret alacağı faizi ile kötüniyet tazminatı, ihbar tazminatı, katsayı alacağının ödetilmesini, kıdem tazminatı alacağına fesih tarihindeki banka mevduat faizi, diğer alacaklara yasal faiz uygulanmasını talep etmiştir.
Mahkemenin, bakiye kıdem tazminatı, kıdem tazminatı faizi, kreş yardımı, geç ödenen ücret alacağı faizi, ilave tediye, ilave tediye alacağı faizi, ikramiye, ikramiye alacağı faizi, ücret, ücret alacağı faizinin ödetilmesine, ihbar, kötüniyet tazminatı ve katsayı alacağı talebinin reddine, kıdem tazminatına 25.1.2001 ilk dava tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek banka mevduat faizi, faiz alacağı dışındaki diğer alacaklara ilk dava tarihinden yasal faiz yürütülmesine dair verdiği karar yukarıda belirtilen nedenle Özel Dairece bozulmuştur.
Mahkemece, ilk davada davacının işvereni davadan önce 12.1.2000 tarihli dilekçesi ile temerrüde düşürdüğü kabul edilerek birikmiş faiz alacağına hükmedildiği, mahkemenin davalı işverenin 12.1.2000 tarihinde temerrüde düştüğü yönündeki kabulünün 9.Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.
Ödeme günü yasa yada sözleşme ile kararlaştırılmayan alacaklarda, borçlu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşürülür. Eğer ihtar çekilmemişse açılan davanın tarihi temerrüt tarihi ve faizin başlangıcı olarak kabul edilir. Dava açılmakla oluşan temerrüt ilk kısmi davaya konu alacaklarla ilgili olduğu, daha sonra açılan ek davada istenen bakiye alacaklarla ilgili olarak ek dava tarihi itibariyle borçlunun temerrüde düşürüldüğü, bunun sonucu olarak ek davaya konu alacaklara ek dava tarihinden itibaren faiz yürütüleceği Yargıtay'ca benimsenmiştir.
Somut olayda, davacı, kısmi davada saklı tuttuğu fazlaya ilişkin haklarını ek dava ile istemiştir. Davalı işveren 12.1.2000 tarihli dilekçe ile temerrüde düşürülmüştür. Bu husus asıl davada kabul edilmiş, derecattan geçerek kesinleşmiş, ek dava yönünden güçlü bir delil oluşturmuştur. Ek davada temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir ise de, davacı bu konuda kararı temyiz etmediğinden ilk dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi yerindedir.
O halde, mahkemenin ilk davadan önce işverenin temerrüde düşürüldüğü, bu yönün önceki karar ile kesinleştiği gerekçesiyle ek davada, birikmiş faiz dışındaki alacaklara 25.1.2001 ilk dava tarihinden faize hükmetmiş olması usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle direnme kararı onanmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıdaki dökümü yazılı (601.654.000) lira bakiye temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına 05.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy