(1086 S. K. m. 95)
Dava: Taraflar arasındaki "tazminat, alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.5.2002 gün ve 1771-203 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.1.2003 gün ve 12781-784 sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, tazminat ve alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar özel dairece davacının noterde imzası onanan ibraname ile davalıyı ibra ettiği anlaşıldığından hakkı ortadan kaldıran bu ödeme belgesinin değerlendirilmesi için bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir.
Ne var ki direnme kararının temyizi aşamasında davacı ekinde noter tasdikli feragatname başlıklı belgeyi içeren 24.04.2003 tanzim, 16.05.2003 havale tarihli dilekçesi ile davadan ve haklarından feragat ettiğini bildirmiştir. Dilekçe ekindeki Ankara 42. Noterliğinin 29.04.2003 gün ve 9015 yevmiye nolu feragatname başlıklı ve davacının kimlik bilgilerini içeren belge de aynı mahiyettedir.
Hakim, gördüğü davada tahkikatı bitirip hüküm kurduktan sonra davadan elini çekmiş olur ve kural olarak dava sonunda verilen karar temyiz edilip bozulmadan ve bu suretle yargılamaya yeniden başlanmadan davanın esası ile ilgili hiç bir karar veremez.
Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olduğundan, hakim karar verdikten sonra dahi belgelendirilen feragat üzerine davanın bu nedenle reddine karar verebilir ise de, Yargıtay uygulamalarında ( örneğin Hukuk Genel Kurulunun 21.10.1981 gün 1981/2-551, 1981/683 ve 2.6.1982 günlü 1982/376-547 sayılı kararları ile 11.4.1940 gün ve 1939/15-1940/70 sayılı tevhidi içtihat kararının gerekçesinden esinlenen uygulama ) hüküm temyiz edildikten sonra vaki feragat üzerine mahkemece kendiliğinden bir karar verilmeyerek Yargıtay'ın bu konuda ( feragat konusunda ) mahkemece bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına dair verilecek kararından sonra ancak dosyayı ele alabilir ve feragate dayanarak davayı reddedebilir. Bunun mantıki sonucu olarak ve esasen HUMK.nun 432. maddesinin 3. fıkrasında yer alan nedenlerden olmadığı cihetle mahkemece bu aşamada temyiz isteminin reddine de karar verilemez.
Bu itibarla: davacının yukarıda açıklanan feragat beyanı konusunda bir karar verilmek üzere direnme kararının bozulması gerekir.
Sonuç: Davacının ekinde noter tasdikli feragatname başlıklı belgeyi içeren 24.04.2003 tanzim, 16.05.2003 havale tarihli dilekçesi ve bu dilekçe ekindeki Ankara 42. Noterliğinin 29.04.2003 gün ve 9015 yevmiye nolu feragatname başlıklı belge üzerine gerekli karar verilmek üzere davanın esası hakkında verilen kararın BOZULMASINA, Bozma nedenine göre temyiz dilekçesinde değinilen hususların incelenmesine yer olmadığına HUMK.nun 428-429. maddeleri uyarınca 4.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy