(1475 S. K. m. 14, 26)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki işçi alacakları davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 22.4.2002 gün ve 2000/861-2002/390 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 26.11.2002 gün ve 2002/10580-22241 sayılı ilamı ile, (... Mahkemece, davacının imzasını taşıyan 3.5.2000 tarihli makbuz feragat ve ibra başlıklı belgede, davacının 3.000.000.000 TL. lık çekleri aldığı ve her iki şirketten tüm haklarından feragat ettiğinin yazılı olduğu gerekçesiyle dava konusu tazminat ve diğer işçilik haklarının reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalı işveren cevap dilekçesinde davacının ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanmadığını savunmuştur ki bu durum ibraname ile ödendiği itirazı ile çelişki oluşturmaktadır.
Öte yandan davacı doktor olarak her ay 15 gün davalıya ait işyerinde çalışmış, kalan 15 gün ise aynı çatı altındaki Yaşam Özel Sağlık Hizmetleri Şirketlerinde görev yapmıştır. Davacı daha önce Yaşam Özel Sağlık Hizmetleri Şirketlerinde karşı dava açmış ve yargılama, kısmi dava, ek dava bozmadan sonra yeniden esasa kaydedilmek suretiyle verilen dosya numaraları üzerinden yürütülmüş, istekler hüküm altına alınmıştır. Anılan ibranamede dava dışı diğer şirkete karşı açılan dava dosyalarının numaralarından söz edilerek ödeme yapılmıştır. İbranamede geçen meblağın davacının dava dışı diğer işverenden alacakları karşılığı ödendiği anlaşılmaktadır. Bu noktada davacının her iki şirketten tüm haklarından feragat ettiği şeklinde ibranamede geçen açıklamasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Zira anılan ibraname tarihinde davalı işverene karşı iş bu dava henüz açılmamıştır. Bu nedenle ibranamenin, davalı şirketten olan talep konusu haklarını ortadan kaldırdığının kabulü hatalıdır.
Mahkemece dava konusu tazminat ve alacaklar bakımından bilirkişi tarafından yapılan hesaplama değerlendirmeye tabi tutularak bir karar verilmelidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 22.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy