(1475 S. K. m. 49, 50, 51, 56)
Dava: Taraflar arasındaki işçi alacakları davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 5. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.07.2002 gün ve 2002/732 E. 704 K.sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 04.04.2003 gün ve 2002/20361-2003/5715 sayılı ilamı ile;
(...1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı dilekçesinde 2002 yılı izin ücreti isteğinde bulunmuştur. 19.2.1997 tarihinde işe başlayan davacının hizmet akti 15.5.2002 tarihinde feshedilmiştir. 1475 sayılı İş Yasasının 49. maddesi gereğince bir tam yıl çalışılmakla izne hak kazanılacağından davacı 2002 yılı iznine 19.2.2003 tarihinde hak kazanacaktır. Bu nedenle fesih tarihinde hak etmediği bu alacağın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
3- Hukuk Genel Kurulunun dairemizce de benimsenen 3.7.2002 tarih ve 2002/9-564 Esas, 2002/572 sayılı kararına göre kıdem tazminatı dışındaki İş işçi alacakları için ıslah yoluyla dava konusu miktarın arttırıldığı durumlarda, ıslah yoluyla artırılan ve hüküm altına alınan miktara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekir. Hüküm altına alınan tüm miktara dava tarihinden itibar faiz yürütülmesine karar verilmesi hatalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, işçilik hakları alacağına ilişkindir.
Davacı, 19.02.1997 ila 15.05.2002 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı ile kullanmadığı 2002 yılı izin ücretinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin, davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti bakımından davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verdiği kararı Özel Dairece yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık davacının 2002 yılı izin isteğinin yorumu konusunda toplanmaktadır.
Davacı işverene karşı yazdığı 6 Mayıs 2002 tarihli yazının 3.maddesinde ve dava dilekçesinde 2002 yılı yıllık izin ücretinden söz etmekte ve kullanmadığı bu yıllık izin ücretinin bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Hemen belirtelim ki, dava tarihinde yürürlükte olan 1475 sayılı İş Yasasının 49.maddesinin 1.fıkrasında; bu kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilerden işyerine girdiği günden başlayarak, deneme süresi de içinde olmak üzere en az bir yıl çalışmış olanlara, ilerideki maddelerde gösterilen esaslara göre hesaplanmak üzere (çalışma sürelerine göre) yıllık ücretli izin verileceği, 50. maddesinin 3.fıkrasında; işçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru ve yukarıdaki fıkra ve 51. madde hükümleri gereğince hesaplanacağı, 4.fıkrasında;işçi, yukarıdaki fıkralar ve 51. madde hükümlerine göre her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini, gelecek hizmet yılı içinde kullanılacağı, 56. maddesinde ise; işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin süresi için ücreti, hizmet akdinin işveren veya işçi tarafından feshedilmesi halinde aktin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine ödeneceği açıklanmıştır.
Somut olayda davacının 19.02.1997 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığı, iş akdinin 15.05.2002 tarihinde feshedildiği, dosyadaki belgelere göre çalışma süresi içinde ilk yıla ilişkin iznini 4-18 Ağustos 1997, ikinci yıla ilişkin iznini 3-31 Temmuz 2000 üçüncü yıla ilişkin iznini ise 1-31 Temmuz 2001 tarihleri arasında kullandığı anlaşılmaktadır. Davacının kullandığı bu izinlerin sırasıyla 1998, 1999 ve 2000 yılı izinleri olduğu, 2001 yılı iznini kullandığına ilişkin bir belgenin mevcut olmadığı görülmektedir.
Hal böyle olunca, yerel mahkemenin davacının isteminin aslında 2001 yılına ait olup 19.02.2001de başlayıp, 19.02.2002 tarihleri arasındaki çalışması nedeniyle 19.02.2002 tarihinden sonra kullanmayı hak ettiği izin olduğu ve bu davacının bu iznini kullanmaması nedeniyle buna ilişkin izin alacağını hak ettiği yönündeki kabulünün doğru olduğu sonucuna varılmıştır.
Ne var ki, Özel Dairece davalı vekilinin hükmün esasına yönelik temyiz itirazları incelenmediğinden dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle yerel mahkemenin direnme kararı yerinde bulunduğundan işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 9. HUKUK DAİRESİNE gönderilmesine 22.10.2003 oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy