(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 10. İş Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.12.2001 gün ve 2000/1567-2001/1095 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 28.1.2003 gün ve 2002/11879-2003/834 sayılı ilamı ile,
(...1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Kıdem tazminatı taksitler halinde kısmen dava açılmadan önce kısmen de dava açıldıktan sonra davalı tarafından ödenmiştir. Fer'i alacak olan kıdem tazminatı faizine davacı hak kazanmıştır. Bu nedenle fesih tarihinden itibaren kıdem tazminatı için faiz alacağına hükmedilmesi gerekirken bu isteğin dikkate alınmaması hatalıdır.
3. Davalı, davacının Ekim 1998 ayına ait ücretini ödediğini ispat edememiştir. O halde bu aya ilişkin ücret alacağına karar verilmemesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, işçilik alacaklarının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının davalı şirket bünyesindeki İskon A.Ş. de özel kaynakçı olarak 18 yıldan fazla bir süreyle çalıştığını, 10.6.1998 tarihli dilekçesine istinaden emekliye sevk edildiğini; ancak, işinin özelliği gereği emekli edilmesine rağmen fiilen davalı şirket bünyesinde çalışmayı sürdürdüğünü, dava tarihine kadar kendisine kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının ödenmediğini; böylece, emeklilik öncesi ve sonrası olarak iki ayrı kalem halinde, hafta sonu ve bayram tatilleri, fazla çalışma ücretleri ile sendikal haklardan kaynaklanan alacaklarının bulunduğunu, bunların ödenmesi için gönderdiği 20.10.1998 günlü ihtarnamenin davalı tarafından kötüniyetli olarak tebellüğ edilmediğini, davalının daha sonra 8.12.1998 günlü ihtarnameyi davacıya gönderdiğini, bu ihtara davacı tarafından cevap verildiğini ileri sürerek, kalemler halinde açıkladığı işçilik alacaklarından değişik miktarlarda olmak üzere şimdilik toplam 500.000.000 TL. nın 10.6.1998 emeklilik tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek Banka kredi faizi oranından işletilecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davadaki toplam talep miktarının 500.000.000 TL. olduğunu, oysa, davalının, davacının talebine istinaden toplam 1.022.888.875 TL. olarak hesapladığı tutarı posta havaleleriyle davacıya ödediğini, böylece, davada talep edilen tüm tazminat ve alacakların ödendiğini, davanın bu nedenle konusuz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Yerel Mahkemece verilen; yıllık ücretli izin alacağı dışındaki diğer taleplerin yerinde bulunmadığı, davacının emeklilik öncesi dönem için hak kazandığı kıdem tazminatının ise kısmen davadan önce ve kısmen de dava sırasında olmak üzere tümünün davacıya ödenmiş olduğu gerekçesine dayalı, davanın kısmen kabulüne, toplam 197.617.140 TL. ücretli izin alacağından, taleple bağlı kalınarak 5.000.000 TL. nin 5.1.1999 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline, bu kalemden fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, diğer tüm taleplerin reddine dair karar, Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkeme bozmanın (3) nolu bendine uymuş, (2) nolu bent yönünden direnme kararı vermiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz edenin sıfatına göre, temyiz istemi direnme kararına yönelik olup, bozmanın (3) nolu bendine uyularak kurulan yeni hüküm yönünden bir temyiz istemi bulunmamaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle; dava dilekçesinin gerek Vakıalar başlığını taşıyan, davanın dayandırıldığı olguların açıklandığı bölümünde, gerek, bundan önceki Özü başlıklı, davadaki talebin açıklandığı bölümde ve gerekse Netice bölümünde, talep edilen emeklilik öncesi kıdem tazminatı alacağı için, açıkça, 10.6.1998 emeklilik tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilmiş olmasına; hak kazanıldığında uyuşmazlık bulunmayan emeklilik öncesi kıdem tazminatının davalı işveren tarafından, fesih tarihinden daha sonraki tarihlerde davacıya taksitler halinde ödenmiş ve böylece davacının; taksitler halindeki ana para ödemelerine konu tutarlar yönünden, her bir taksit miktarı için fesih tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen temerrüt faizini isteme hakkının doğmuş bulunmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 10.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy