(1475 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Taraflar arasındaki "ihbar, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1.İş Mahkemesince ihbar ve kıdem tazminatı talebinin reddine, yıllık izin ücreti alacağının kabulüne dair verilen 6.6.2002 gün ve 353-244 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 19.2.2002 gün ve 14232-1868 sayılı ilamı ile; (...Dava kıdem ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarına ilişkindir.
Mahkemece isteklere kısmen hükmolunmuş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Somut olayda, davacı işyerine ait kaynak makinasını izinsiz çıkartıp, komşusunun kapısının küçük bir yerine kaynak yapmıştır. İşveren iş akdini feshetmiştir. Mahkemece anılan eylem İş Kanununun 17/II-d bendi kapsamında görülmüştür.
İşyerinde yapılan çalışma sisteminde bizzat davalı tanıklarının ifadesine göre; işçilerin izin alıp kendi hesaplarına iş yaptıkları ücretleri kendilerinin aldıkları anlaşılmaktadır.
Davacı 17 yıllık bir işçidir. Daha önce işverenden uyarı, kınama gibi bir ceza almamıştır. Yapılan iş karşılığı bir ücret almayıp hizmeti tamamen komşuluk münasebeti sınırları içerisinde kalmıştır. Kaynak makinasının zarar gördüğüne dair de bir iddia bulunmamaktadır.
Şu durumda; davacının 17 yıllık bir çalışma hayatında bir kez yapılan ve menfaate dayanmayan kısa sürelik izinsiz bir çalışmasının fesih gibi ağır bir sonuçla karşılaşması eylemin cezaya oranlılık ilkesi ve hakkaniyetle bağdaşmaz.
Kıdem ve ihbar tazminatına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi uygun görülmemiştir.
2- Davacı işçinin kıdemi ve kaynak ustası oluşu dikkate alındığında asgari ücretle çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacının meslek grubu belirtilerek ilgili meslek odasından sorularak ücreti belirlenerek yıllık ücret isteğine hükmetmek gerekirken, bordroya dayanılarak asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması ayrı bir bozma nedeni sayılmıştır...) Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece bozma ilamının (1) numaralı bendine karşı ihbar ve kıdem tazminatı yönünden direnilmiş, (2) numaralı bendine uyulmuştur.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle somut olayda işçinin eyleminin 1475 sayılı Kanunun 17/II-d bendi kapsamında kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatına hükmedilmemiş olması somut olayın özelliğine göre isabetsizdir. Mahkemece, Özel Daire bozma kararının (1) numaralı bendine uyularak, ihbar ve kıdem tazminatına hükmetmek gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
2- Mahkemece bozma kararının (2) numaralı bendine uyularak yıllık izin ücreti alacağına hükmedildiğinden uyulan kısım yönünden temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
Sonuç: 1- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararının (1) numaralı bendinde gösterilen nedenlerden dolayı ihbar ve kıdem tazminatı yönünden HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA,
2- Bozma kararının (2) numaralı bendine uyularak oluşturulan yeni hükme yönelik taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 9.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy