(2247 S. K. m. 39, 30) (22.01.1996 T. 1995/1-1996/1 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı) (4046 S. K. m. 2, 22)
Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 1. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.03.2002 gün ve 2001/1151 -2002/127 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 29.04.2002 gün ve 7384-6737 sayılı ilamı ile; (...Davacının davalı işyerinde kapsam dışı personel olarak çalıştığı hususunda ihtilaf olmadığından Uyuşmazlık Mahkemesinin 22.01.1996 gün ve 1995/1 esas 1996/1 karar sayılı ilke karan gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı yeridir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ... sonra gereği görüşüldü:
Dava, kıdem tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, davalı şirkette 22.07.1998 tarihinde kapsam dışı statüde avukat olarak çalışmaya başladığını, 31.07.2001 tarihine kadar çalıştığını; davalının, 4046 sayılı Özelleştirme Yasası kapsamında olduğunu, ancak bazı tersanelerinin 4046 sayılı Yasa'nın 2/1. maddesine dayanılarak Maliye Bakanlığı'na bedelsiz olarak devredildiğini; bir özelleştirme işlemi olmadan, sadece bir kısım işyerlerinin bir başka Kuruma devri şeklinde gerçekleşen bu tasarruf sonucu davalı şirketin küçülme yoluna gittiğini ve bir kısım personelini tek yanlı iradesi ile statülerini de değiştirmek suretiyle başka kurumlara naklen tayin ettiğini; kendisinin davalı şirket'te 1475 sayılı İş Yasası'na tabi olarak çalışmakta iken, davalı tarafından istihdam fazlası kabul edilerek, 01.08.2001 tarihinde Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü'ne 657 sayılı Yasa'ya tabi memur statüsü ile naklen tayin edildiğini, böylece 1475 sayılı Yasa'dan kaynaklanan haklarından yoksun bırakıldığını; kapsam dışı statünün sadece Toplu İş Sözleşmesinin kapsamı dışında bırakılan ve genellikle işveren vekili gibi sıfatlara sahip çalışanlar için öngörülen bir statü olduğu gözetilmeden yapılan bu tasarrufun, kazanılmış haklardan mahrumiyet sonucunu da doğuran ve mevcut hizmet sözleşmesinin koşullarında temel değişiklikler yaparak onu sona erdirip yeni bir hizmet akdi kuran bir tasarruf olduğunu, kapsam dışı statüde çalışanların hizmet akdine dayalı çalışmalarından kaynaklanan ve İş Yasası'na dayanan haklarının varlığının Yargıtay'ca da kabul edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000.000.000 TL. kıdem tazminatının, 31.07.2001 fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; 05.02.2002 günlü dilekçeyle, talebini 2.450.000.000 TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı Türkiye Gemi Sanayi A.Ş. vekili, davacının davalı şirkette kapsam dışı personel statüsünde çalışmış olduğunu, o nedenle Uyuşmazlık Mahkemesinin 22.01.1996 tarih ve 1995/1 esas, 1996/1 karar sayılı kararı uyarınca eldeki davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini; davacının başka kuruma atanmasının 4046 sayılı Yasa kapsamında gerçekleştirildiğini, bu atamanın 1475 s. K'da tahdidi olarak sayılan kıdem tazminatına hak kazandıran sebeplerden hiçbirine uymadığını savunarak davanın öncelikle görev yönünden, aksi halde esastan reddini istemiştir.
Yerel Mahkemece verilen, davanın kısmen kabulüne dair karar, Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuştur.
Bozma ve direnme kararlarının gerekçeleri itibariyle Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık eldeki davaya bakma görevinin adli yargıya mı, yoksa idari yargıya mı ait bulunduğu (yargı yolu) noktasında toplanmaktadır.
Davacının, davalı şirkette kapsam dışı personel statüsüyle çalışmakta iken, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 22. maddesi hükmü çerçevesinde, istihdam fazlası olarak Karayolları Genel Müdürlüğü 1. Bölge Müdürlüğüne naklen atandığı, davalı şirketin anılan Kanun kapsamında bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Özel Daire bozma ilamında belirtildiği üzere, Uyuşmazlık Mahkemesinin 22.01.1996 gün ve Esas 1995/1, Karar 1996/1 sayılı ilke kararında; özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının özel hukuk tüzel kişiliğine geçiş döneminde kamu kurumu olma vasıflarını tamamen yitirmedikleri, bu kurumlarda çalışan sözleşmeli ve kapsam dışı personelin kamu personeli sayıldıkları idare ile olan ilişkileri nedeniyle açılan davalarda, işlemin yasaya ve hukuka uygun olup olmadığının incelenmesinin idari yargı yerinin görevine girdiği belirtildikten sonra, sonuç bölümünün (3) ve (4) numaralı bentlerinde, gerek özelleştirme kapsamında bulunan ve gerek bu kapsamda olmayan Kamu İktisadi Teşebbüslerinde kapsam dışı statüde çalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerinden doğan anlaşmazlığın çözüm yerinin. idari yargı olduğuna kesin olarak karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, Uyuşmazlık Mahkemesinin anılan kararı, "Konu" bölümünde yapılan açıklamalara göre, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 39. maddesinde düzenlenen prosedür çerçevesinde alınmış bir ilke kararı niteliğindedir.
Anılan Kanunun 30. maddesinin son fıkrası, "Görev konusundaki ilke kararları; Uyuşmazlık Mahkemesini ve bütün yargı mercilerini, hüküm uyuşmazlıkları dolayısıyla verilecek esasa ilişkin ilk kararları ise yalnız Uyuşmazlık Mahkemesini bağlar," hükmünü taşımaktadır.
Görev konusuna ilişkin bulunması karşısında, söz konusu ilke kararının bütün yargı mercileri bağlayacağı açıktır.
Bu durumda, görülmekte olan davada idari yargının görevli bulunduğunun kabulü zorunludur.
Yerel Mahkemece aynı gerekçeye dayalı Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, açık gerekçe dahi gösterilmeksizin önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma, kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 17.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy