(1475 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 30.12.2002 gün ve 2002/185 E- 986 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 03.07.2003 gün ve 2003/1748-12402 sayılı ilamı ile;
(...1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Dava kıdem ve kötüniyet tazminatları ile ücretli alacağına ilişkindir.
Mahkemece ücret alacağı isteği kabul edilmiş, diğer haklara ilişkin alacaklar reddedilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı işveren aleyhine açılan bir davada tanıklık yaptığını daha sonra da işveren vekili tarafından hakaret edilerek işten çıkarıldığını ifade etmiştir.
Davalı işveren cevap dilekçesinde davacı işçinin sebepsiz işi terk ettiğini savunmuştur.
16.7.2002 tarihli oturumda davacı tanığı Bayram, davacıya sorduğunda şefin (işveren vekilinin) kendisine hakaret ettiğini söylediğini ifade etmiştir. Muhterem de diğer tartışmayı gördüğünü ancak duymadığını, davacıya sorduğunda hakaret edildiğini açıklamıştır.
İşyerindeki bu ortam Dairemizce görülen bir başka dosyada da (2003/1749) doğrulanmaktadır.
İşyerinde yapılan keşifte davacı tanığı Bayram hakaretleri duymadığını ancak davacı tarafından İş Hukukunun işçiyi koruma amacı; işçinin maddi ve ekonomik hakları yanında kişiliğinin ve onurunun korunmasını da kapsar.
Askerlik hariç altı yılı aşkın çalışan bir işçinin iş yerini çok özel bir neden olmadan terki yaşamın olağan akışına aykırıdır.
Günümüzün ekonomik koşulları işçinin işe talebini her geçen gün arttırmaktadır. İşçinin iş seçimi yada keyfi feshi iş dünyası için beklenen bir sonuç değildir. İşveren vekilinin davacı işçi ile tartıştığı tartışmasızdır. İşçinin hakaret gördüğü duyuma dayansa da tartışmanın varlığı işveren vekilinin diğer dosyadaki davranış biçimi düşünüldüğünde işçinin haklı feshinin kabulü gerekir (İş K. m 16/11).
Mahkemece davacının kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir..,) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 17.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy