(818 S. K. m. 28)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 17.10.2002 gün ve 1997/515-2002/933 sayılı kararın incelenmesi davalılar H. ve M. S. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 22.10.2003 gün ve 10779-11206 sayılı ilamı ile,
(...Dava, vekaletnamenin kötüye kullanılması nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre, davacılardan F.'nin 10.10.1994 tarihinde verdiği vekaletnameye dayalı olarak, 6229-6231 nolu parsellerin 11.10.1994 ve 16.11.1994 tarihli akitlerle davalı H.'a, 6227 nolu parsel ile 7186 nolu parselin 1/2 payının 21.11.1994 tarihli akitle davalı M.'a satış suretiyle devredildiği, 1023 ve 4461 nolu parsellerin 1/2 payının ise, bizzat davacı F. tarafından davalı M.'a satış yoluyla temlik edildiği, bilahare 29.9.1995 tarihli akitle, davacı H.'nin verdiği 28.9.1995 tarihli vekaletname ile de, 4462 nolu parselin davalı M.'a satış suretiyle intikalinin sağlandığı, davalıların taşınmazlara kayden malik olduktan sonra 7.12.1994 tarihli ihtarname ile dava konusu 6231 nolu parselin tahliye edilmesi için davacılara ihtar çektikleri; davacılar tarafından vekaletnamenin iptali istemiyle açılan dava sonunda Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 5.11.2001 tarih 2001/534 esas 1047 karar sayılı ilamıyla davanın, reddedildiği ve bu kararın kesinleştiği, temlik tarihlerinden üç yıla yakın bir süre sonra da eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Belirlenen tüm bu olgular birlikte değerlendirildiğinde temliki işlemlerde kullanılan vekaletnamelerin hile ile alındığı iddiasına değer verilemeyeceği gibi, vekaleten temsil yetkisinin davacı vekil edenlerin isteği ve iradesi doğrultusunda kullanıldığı sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalılar H. ve M. S.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar M. ve H. S.'un temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 24.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy